|
|
Bilirsiniz, büyük turnuvalarda genellikle insanların
ilgisini çekebilmek için turnuvanın en zorlu grubu
ölüm grubu olarak adlandırılır. Bu çok eskiden beri
bir adet haline gelmiş durumda... Sayısız hikayeler
üretilir bu gruplarla ilgili ve izlemekte her zaman
zevkli olur bu maçları... Ama içinde bizimde
olduğumuz bir grubun ölüm grubu olarak
adlandırılmasına gönlüm razı gelmiyor nedense. Bu
gruptan çıkmak o kadar zor ki...Bir sayalım
ünvanları dilerseniz.... Son iki Avrupa Şampiyonu
Yunanistan ve Litvanya, Son Amerika Şampiyonu
Brezilya, Okyanusya Şampiyonluğunu tarihinde bir kez
kaçıran Avustralya ve Katar grubumuzdaki takımlar...
Şimdi milli takımımızda dahil olmak üzere grubumuzu
değerlendirelim...
Yunanistan: Grubun en güçlü takımı olarak
değerlendirebiliriz onları... Son Avrupa
Şampiyonasında kazandıkları altın madalya zaten
onları yeteri kadar açıklıyor. Her şeyden önce tam
bir takımlar. Kısa ve uzun rotasyonlarında çok yönlü
tehlikeleri oyunculara sahipler... Papaloukas,
Diamantidis ve Spanoulis gibi her koçun takımında
görmek isteyeceği üç kısanın yönettiği bir takımdan
bahsediyoruz. Hazırlık dönemini de gayet iyi
geçirdiklerini düşününce endişelenmemek elde değil
doğrusu. Zaten onlarla tarihten gelen bir
rekabetimiz var. Badminton oynasa bile inanılmaz bir
çekişme olur bu iki komşu arasında. Diyecek bir şey
yok. Dünya basketbolunda söz sırası artık
Yunanistan’a geçti. Ve işimiz onlara karşı çok zor..
Brezilya: Merak etmeyin, basketbolda bir
Ronaldinho’ya, Ronaldo’ya sahip değiller, sahada
samba da yapamıyorlar. Kısacası futbol takımındaki
pahalı ve süslü ayakların basketbol versiyonlarını
henüz yetiştirmediler. Ama bu onları rahat yeneriz
anlamına da gelmesin sakın. Aslında grupta en çok
dikkat etmemiz gereken takımlardan biri de onlar.
Çok sert oynuyorlar, çok sert... Bunu anlatmak zor.
Sahada varını yoğunu ortaya koyan oyuncuları var.
Andersen Varejao, Leandro Barbosa, Tiago Splitter
gibi üç yetenekli genç oyuncu sürüklüyor bu
takımı... Şimdi asıl soru şu... Biz onlarla
yapacağımız mücadelede bu sert oyunlarına karşı ne
kadar mücadele edebileceğiz? Soğukkanlı
davranabilecek mi oyuncularımız? İşte bu sorular
insanın kafasını bulandırıyor. Ne olursa Brezilya bu
turnuvanın en güçlü takımlarından biri ve kürsü
içinde büyük şansları var.
Litvanya: Hayır yine mi Litvanya? Kuralar
çekilip gruplar belli olduğunda ilk söylediğim şey
bu olmuştu. Çünkü malumunuz ülkemizde büyük bir
Litvanya Sendromu var. Maalesef tarihimizde hiç bir
maçta yenememişiz onları. Peki bu sefer yine mi bizi
hezimete uğratacaklar? İşte sorulması gereken bu. Ve
bu sefer galiba bazı şeyler değişecek gibi...Tamam
belki onları yenmek yine imkansız ama az da olsa bir
şansımızın olduğu kesin. Çünkü her ne kadar
Macijauskas gibi mükemmel bir oyuncuları oynayacak
olsada bu sefer eski Litvanya’nın kendine has
özeliklerini sergileyemiyorlar. En azından hazırlık
maçlarında bunu gördük. Umarım onları böyle kötü
yakaladığımız dönemde yeneriz. Tek isteğim bu. Yeter
ki bu sendrom bitsin başka hiç bir şey istemiyorum.
Türkiye: Kadromuz eksik, oyuncularımız
tecrübesiz, tamam bunların hepsini kabul ediyorum
ama bu sahada mücadele etmeyeceğimiz anlamına
gelmiyor değil mi?. Umarım kendimize yakışan oyunu
sergileriz. Umarım yenilsek de sahaya çıkıp cesur
bir oyun sergileriz. Yoksa takımımızda geri
dönülemez problemler çıkar her zaman olduğu gibi.
Ben en azından ilk üç şansımızın olduğunu
düşünüyorum. Ne olursa olsun, bu kadro ilk üçe
girebilir bence...
Katar: Onlar için güzel bir tatil fırsatı bu
bence. Hiç bir iddiaları yok. Grupta bir nevi
seyirci görevini görecekler.
Avustralya: Grupta gözümüze kestirdiğimiz ve bizle
başa baş mücadele edebilecek takımlardan biri de
Avustralya... Gerçekten de basketbol olarak bize
benziyorlar. Ancak bir yönde bizden üstünler. O da
boyalı alanda... David Andersen ve Andrew Bogut gibi
Avrupa’nın ve NBA’in iki yıldız uzunu aynı takımda
mücadele ediyor. Mükemmel bir durum onlar için. Ama
David Andersen’in sezon içinde yaşadığı sakatlık
onları ne kadar etkiler? Kilit nokta burası. Onların
kaderi David Anderse’in ellerinde...
İşte grubumuzdaki rakiplerimiz bunlar... Gerçekten
de tam bir ölüm grubundayız. Ama her şey yine bize
bağlı. Bu sefer çıkıp doğru düzgün mücadele
etmeliyiz. Yeter ki bunu yapalım. Gerisi hiç önemli
değil. |