|
Tracy
küçüklügünde spor yapmaya basketbolla başlamadı. Onun ilk göz agrisi
beyzboldu ve onu seyreden tüm antrenörler gelecekte çok büyük bir beyzbol
yildizi olabilecegi konusunda birlesiyorlardi. Tabii hayat Tracy’nin önüne
çok daha farkli bir senaryo çikartti. Yine de T-Mac’in baseball’a karsi
bugün bile büyük bir sevgi besledigi gerçek. O kadar ki eger kendisine
profesyonel beyzbol takimlarindan teklif gelirse bu teklifi kabul edecegini
çünkü en büyük hayalinin ayni anda basketbol ve beyzbol oynamak oldugunu
söylüyor. Zaten Tracy, Beyzbol ligindeki lakabini bile yillar önceden
belirlemis: “Big Mac”
ADIDAS ABCD
Tracy’nin basketbol macerasi tam anlamiyla lise 3. sinifta baslamakta. Auburndale lisesine giden T-Mac, o yil 23.1 sayi, 12.2 ribaund, 4.9 blok ve
4.0 asist ortalamalariyla oynayip takimini galibiyetlere tasiyinca yerel
haberlerde adi anilmaya basladi. Ama bu mükemmel ortalamalara ragmen NCAA
Division I takimlarindan kendisine ilgi gösteren pek olmamisti. Sadece ayni
bölgede olan Florida ve Miami üniversiteleri kendisini birkaç kez izlemek
üzere temsilci yollamisti ama ortaya somut bir sey çikmadi. Yil sonunda
düzenlenen Adidas ABCD Turnuvasi ise T-Mac’in hayatini degistirdi. Karsilasmalarda yaptigi akil almaz hareketler seyircilerin büyük
tezahuratlariyla ayakta alkislaniyordu. MVP seçildigi bu turnuva sonrasi
T-Mac, su an Clippers’ta oynayan Lamar Odom’un ardindan bir anda Amerika’nin
ikinci büyük lise oyuncu olarak anilmaya basladi. Bu sirada onun oyunundan
etkilenen Mt. Zion Hristiyan Akademisi, Tracy’e burs teklif ederek lisedeki
son yilini kendilerinde geçirmesini istedi.
“Koleje gitmeyi düsünüyordum ama benim hayalim zirveye ulasmakti. Su anda bu
hayalimi gerçeklestirme sansina bekledigimden dana önce sahip oldum.” Tracy
McGrady
Tracy McGrady
Sıkı, disiplinli, aşırı dindar hatta kimi zaman insani depresif bir hale
sokan bu kilise okuluna kayit yaptiran Tracy, baslarda çok zor günler
geçirse de basketbol sayesinde öyle ya da böyle okuluna alismayi basardi.
Mount Zion’u maç basina 27.5 sayi, 8.7 ribaund, 7.7 asist istatistikleriyle
20 galibiyet ve 1 maglubiyetlik bir seriye sürükledi. Mount Zion,
Amerika’nin en yüksek tirajli gazetelerinden USA Today’in anketlerinde
ikinci siraya kadar çikti. Bu arada T-Mac sov devam ediyordu. McGrady, 54
takimin katildigi Reebok Holiday Prep. Turnuvasinda takimini sampiyon
yaparken sahada 37 sayi ve 17 ribaund gibi inanilmaz performanslar ortaya
koydu. Daha da spektaküler olan sey coach’unun Tracy’i maç esnasinda tüm
pozisyonlarda oynatmasiydi!. Böylelikle USA Today tarafindan yilin lise
oyuncusu ve AP tarafindan da North Carolina Eyaleti yilin oyuncusu seçildi.
Tabii dogal olarak Mc Donalds All-America maçina davet edilerek Baron Davis,
Elton Brand, Lamar Odom, Brendan Haywood ve Larry Hughes gibi oyuncularla
ter döktü. Bir yil önce hiç bir büyük NCAA takiminin ilgisini çekmeyen Tracy
McGrady için artik takimlar siraya girmeye baslamisti ve sezon daha bitmeden
Tracy’nin Rick Pitino’nun Kentucky’sine katilacagi neredeyse kesin gibiydi.
Ama tam bu sirada ortaya çikan NBA scoutlari ortaligi karistirdi. Mount
Zion’un son maçlari merakli scoutlarin saldirisina ugradi. Tracy ‘nin
kulagina birinci turda ilk bes sira içerisinde seçilebilecegi de
fisildaninca T-Mac, NCAA düsünü ve Kentucky’i bir kenara birakarak NBA
Draftina katilmaya karar verdi. McGrady basin mensuplarinin NBA’e gitmek
için erken olup olmadigi seklindeki sorularina: “Sanirim bu ben ve ailem
için en iyi karar. Koleje gitmeyi düsünüyordum ama benim hayalim zirveye
ulasmakti. Su anda bu hayalimi gerçeklestirme sansina bekledigimden daha
önce sahip oldum.” sözleriyle cevap veriyordu. Krause’un suya düsen, Pippen–McGrady
takasi Tracy, 1997 NBA draftina katilarak Kevin Garnett’le baslayan Kobe
Bryant ve Jermaine O’Neil’la devam eden liseli yildiz zincirine eklenen yeni
bir halka oldu. Draft gecesine yaklasilirken Tracy McGrady’nin en büyük
taliplisi Chicago Bulls’tu. Michael Jordan, Scottie Pippen ve Dennis
Rodman’li efsanevi kadro yildan yila yaslanmaktaydi. Bir anda Jordan’in veya
Pippen’in emekli olmasiyla büyük bir çöküs yasamaktan korkan Chicago GM’i
Jerry Krause, draft planlarini Tracy üzerine kurmustu ve takimin geleceginin
T-Mac oldugu inancindaydi. Bu yüzden Scottie’yi Vancouver’a gönderip onlarin
4. siradaki seçme haklariyla T-Mac’i kapmayi düsünüyordu. Ama bu plan
Jordan’in kulagina gidince majestelerinin tepkisi korkunç oldu. Hemen
Krause’u arayarak böyle bir takasin gerçeklesmesi halinde bir sonraki gün
düzenleyecegi bir basin toplantisiyla emekliligini açiklayacagini söyleyerek
tehdit etti. Çünkü Pippen, Jordan’in en yakin arkadaslarindan biriydi.
Birlikte iyi-kötü anilari vardi ve aslina bakarsaniz bu birliktelik her iki
oyuncunun kariyerine de karsilikli olarak çok sey katmisti. Krause bu
telefon konusmasinin ardindan artik T-Mac’in bir hayal oldugunu anlamisti.
NBA’in en büyük yildizini gelecekte ne olacagini bilmedigi bir yildiz adayi
ugruna feda edemezdi. Bunu üzerine T-Mac’i cep telefonundan arayarak üzgün
oldugunu, artik onu draft edemeyeceklerini söyledi. Tracy ise soktaydi çünkü
bu telefon konusmasini yaptigi sirada Drafta sadece 8 saat vardi ve o an bir
hastanede Bulls doktorlari tarafindan saglik kontrolünden geçiriliyordu.
“Hayatimda ilk kez basketbol oynamaktan keyif almiyordum. Tanrim ligin en
kötü takimiydik!! Madem beni seçti niye oynatmiyordu ki?! Play off’lara
falan da gittigimiz yoktu. Öyleyse beni biraz takima koysaydi. Sisteme
alisirdim böylelikle. Sonraki sezon da takima daha iyi bir oyuncu olarak
katkida bulunabilirdim” Tracy McGrady
|
|