|
O sezon Efes Pilsen’in tek bir hedefi
vardı: Suproleague’de Final-Four oynamak. Mehmet de bu hedef doğrultusunda
Efes Pilsen’in önemli kozlarından bir tanesi olacaktı. Ancak bu önemli koz,
antrenör Oktay Mahmuti tarafından her nasılsa derhal kenara alınıverdi.
Mehmet Suproleague’de 8.9 sayı-6.2 ribaund ortalamaları ile oynarken, Efes
Pilsen de Final-Four hedefine ulaşıyor ve Avrupa’da 3. oluyordu. Diğer yanda
ise Türkiye Ligi Şampiyonluğu finalde Ülkerspor’a kaybedildi. Ancak Türkiye
Kupası Dörtlü Finali’nde üstün bir performans sergileyen Mehmet, hem ardı
ardına 3. kez Kupayı havaya kaldırıyor hem de üst üste 2. kez Dörtlü
Final’in “En değerli oyuncu”su seçiliyordu.
Sezon bittiğinde Mehmet’e yine tatil
yoktu. Yorucu bir deneme idmanı (workout) trafiğinin ardından görüldü ki
Mehmet’in ilk turda seçilme şansı, Efes Pilsen’de ilk beş başlamamış
olmasından dolayı önemli derecede azalmıştı. Ancak idmanlardaki ve
denemelerdeki başarılı performansı o’na hep hayalini kurduğu rüyanın ilk
turda olmasa dahi gerçekleşeceği güvencesini veriyordu. Bir dizi çok yorucu
ancak bir o kadar da etkileyici ve başarılı geçen deneme idmanının ardından
Mehmet Okur Türkiye’ye dönmeye hazırdı. Detroit Pistons takımının
uluslararası yetenek avcısı Tony Ronzone eski bir NBA yıldızı olan kulüp
başkanı Joe Dumars’ı, Mehmet’i seçmelerin yapılacağı günün sabahında özel
bir idmanda izlemeye ikna etti. Ronzone bir süredir Mehmet’i oldukça
yakından takip ediyordu ve o da birçok NBA gözlemcisi, genel menajeri ve
başkanı gibi Mehmet’in nasıl olup da Efes Pilsen’de ve Milli Takım’da ilk
beş başlamadığına anlam verememişti. Uzun lafın kısası, Mehmet o sabah Joe
Dumars’ı, John Hammond’ı, antrenör Rick Carlisle’ı ve de kendisine bu
fırsatı yaratan Ronzone’yi kaçırılmaması gereken bir yetenek olduğuna ikna
etmeyi başardı. Mehmet o kadar etkileyici bir performans sergilemişti ki bu
özel idmanı seyreden eski “Bad Boy” (1980’li yılların sonunda NBA’de iki
şampiyonluk kazanan ve “Bad Boys” olarak anılan unutulmaz Detroit Pistons
kadrosunun üyelerine takılan ad) Rick Mahorn, idmanın 15. dakikasında
Dumars’a giderek “Öyle görünüyor ki, adamını buldun” demekten kendisini
alamadı.
Sezon bittiğinde Mehmet’e yine tatil
yoktu. Yorucu bir deneme idmanı (workout) trafiğinin ardından görüldü ki
Mehmet’in ilk turda seçilme şansı, Efes Pilsen’de ilk beş başlamamış
olmasından dolayı önemli derecede azalmıştı. Ancak idmanlardaki ve
denemelerdeki başarılı performansı o’na hep hayalini kurduğu rüyanın ilk
turda olmasa dahi gerçekleşeceği güvencesini veriyordu. Bir dizi çok yorucu
ancak bir o kadar da etkileyici ve başarılı geçen deneme idmanının ardından
Mehmet Okur Türkiye’ye dönmeye hazırdı. Detroit Pistons takımının
uluslararası yetenek avcısı Tony Ronzone eski bir NBA yıldızı olan kulüp
başkanı Joe Dumars’ı, Mehmet’i seçmelerin yapılacağı günün sabahında özel
bir idmanda izlemeye ikna etti. Ronzone bir süredir Mehmet’i oldukça
yakından takip ediyordu ve o da birçok NBA gözlemcisi, genel menajeri ve
başkanı gibi Mehmet’in nasıl olup da Efes Pilsen’de ve Milli Takım’da ilk
beş başlamadığına anlam verememişti. Uzun lafın kısası, Mehmet o sabah Joe
Dumars’ı, John Hammond’ı, antrenör Rick Carlisle’ı ve de kendisine bu
fırsatı yaratan Ronzone’yi kaçırılmaması gereken bir yetenek olduğuna ikna
etmeyi başardı. Mehmet o kadar etkileyici bir performans sergilemişti ki bu
özel idmanı seyreden eski “Bad Boy” (1980’li yılların sonunda NBA’de iki
şampiyonluk kazanan ve “Bad Boys” olarak anılan unutulmaz Detroit Pistons
kadrosunun üyelerine takılan ad) Rick Mahorn, idmanın 15. dakikasında
Dumars’a giderek “Öyle görünüyor ki, adamını buldun” demekten kendisini
alamadı.
|