Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın

4

 

 

Mehmet kendisine olan güvenini arttırıyor ve oyununu geliştirmeye devam ediyordu.

    Ancak seçmelerin hemen öncesinde Mehmet , en azından bir sezon ilk beş oynama tecrübesini yaşamak için Tofaş’ta kalmaya, en doğru tercihin bu olduğuna ve seçmelere bir sonraki yaz girmeye karar verdi. Bu mükemmel planda sadece bir şey ters gitti. Türkiye’de spor camiasını şok eden bir kararla Tofaş kulübü basketbol şubesini kapatma kararı aldı. O sezon ilk beş başlayacak olmanın heyecanı içerisinde olan Mehmet de böylece bir anda takımsız kalmış oldu. Avrupa’dan üst düzey takımların ilgilendiği Mehmet, NBA seçmeleri sadece 1 yıl uzaktayken Avrupa’da yeni bir maceraya atılmanın riskli olacağına karar verdi. Türkiye’deki takımlar da Mehmet’e yakın ilgi gösteriyordu. Ve sonunda Mehmet, Efes Pilsen ile 1 yıllık kontrat imzaladı.

 

   O sezon Efes Pilsen’in tek bir hedefi vardı: Suproleague’de Final-Four oynamak. Mehmet de bu hedef doğrultusunda Efes Pilsen’in önemli kozlarından bir tanesi olacaktı. Ancak bu önemli koz, antrenör Oktay Mahmuti tarafından her nasılsa derhal kenara alınıverdi. Mehmet Suproleague’de 8.9 sayı-6.2 ribaund ortalamaları ile oynarken, Efes Pilsen de Final-Four hedefine ulaşıyor ve Avrupa’da 3. oluyordu. Diğer yanda ise Türkiye Ligi Şampiyonluğu finalde Ülkerspor’a kaybedildi. Ancak Türkiye Kupası Dörtlü Finali’nde üstün bir performans sergileyen Mehmet, hem ardı ardına 3. kez Kupayı havaya kaldırıyor hem de üst üste 2. kez Dörtlü Final’in “En değerli oyuncu”su seçiliyordu.

   Sezon bittiğinde Mehmet’e yine tatil yoktu. Yorucu bir deneme idmanı (workout) trafiğinin ardından görüldü ki Mehmet’in ilk turda seçilme şansı, Efes Pilsen’de ilk beş başlamamış olmasından dolayı önemli derecede azalmıştı. Ancak idmanlardaki ve denemelerdeki başarılı performansı o’na hep hayalini kurduğu rüyanın ilk turda olmasa dahi gerçekleşeceği güvencesini veriyordu. Bir dizi çok yorucu ancak bir o kadar da etkileyici ve başarılı geçen deneme idmanının ardından Mehmet Okur Türkiye’ye dönmeye hazırdı. Detroit Pistons takımının uluslararası yetenek avcısı Tony Ronzone eski bir NBA yıldızı olan kulüp başkanı Joe Dumars’ı, Mehmet’i seçmelerin yapılacağı günün sabahında özel bir idmanda izlemeye ikna etti. Ronzone bir süredir Mehmet’i oldukça yakından takip ediyordu ve o da birçok NBA gözlemcisi, genel menajeri ve başkanı gibi Mehmet’in nasıl olup da Efes Pilsen’de ve Milli Takım’da ilk beş başlamadığına anlam verememişti. Uzun lafın kısası, Mehmet o sabah Joe Dumars’ı, John Hammond’ı, antrenör Rick Carlisle’ı ve de kendisine bu fırsatı yaratan Ronzone’yi kaçırılmaması gereken bir yetenek olduğuna ikna etmeyi başardı. Mehmet o kadar etkileyici bir performans sergilemişti ki bu özel idmanı seyreden eski “Bad Boy” (1980’li yılların sonunda NBA’de iki şampiyonluk kazanan ve “Bad Boys” olarak anılan unutulmaz Detroit Pistons kadrosunun üyelerine takılan ad) Rick Mahorn, idmanın 15. dakikasında Dumars’a giderek “Öyle görünüyor ki, adamını buldun” demekten kendisini alamadı.

   Sezon bittiğinde Mehmet’e yine tatil yoktu. Yorucu bir deneme idmanı (workout) trafiğinin ardından görüldü ki Mehmet’in ilk turda seçilme şansı, Efes Pilsen’de ilk beş başlamamış olmasından dolayı önemli derecede azalmıştı. Ancak idmanlardaki ve denemelerdeki başarılı performansı o’na hep hayalini kurduğu rüyanın ilk turda olmasa dahi gerçekleşeceği güvencesini veriyordu. Bir dizi çok yorucu ancak bir o kadar da etkileyici ve başarılı geçen deneme idmanının ardından Mehmet Okur Türkiye’ye dönmeye hazırdı. Detroit Pistons takımının uluslararası yetenek avcısı Tony Ronzone eski bir NBA yıldızı olan kulüp başkanı Joe Dumars’ı, Mehmet’i seçmelerin yapılacağı günün sabahında özel bir idmanda izlemeye ikna etti. Ronzone bir süredir Mehmet’i oldukça yakından takip ediyordu ve o da birçok NBA gözlemcisi, genel menajeri ve başkanı gibi Mehmet’in nasıl olup da Efes Pilsen’de ve Milli Takım’da ilk beş başlamadığına anlam verememişti. Uzun lafın kısası, Mehmet o sabah Joe Dumars’ı, John Hammond’ı, antrenör Rick Carlisle’ı ve de kendisine bu fırsatı yaratan Ronzone’yi kaçırılmaması gereken bir yetenek olduğuna ikna etmeyi başardı. Mehmet o kadar etkileyici bir performans sergilemişti ki bu özel idmanı seyreden eski “Bad Boy” (1980’li yılların sonunda NBA’de iki şampiyonluk kazanan ve “Bad Boys” olarak anılan unutulmaz Detroit Pistons kadrosunun üyelerine takılan ad) Rick Mahorn, idmanın 15. dakikasında Dumars’a giderek “Öyle görünüyor ki, adamını buldun” demekten kendisini alamadı.

 

1-2-3-4-5-6

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.