|
Şayet yetenekli bir oyuncu uzun vadeli
kontrat imzaladıktan sonra büyük bir çıkış gösterir ve potansiyelinin üst
noktalarına kadar tırmanırsa, var olan kontratı nedeniyle yüzbinlerce hatta
milyonlarca dolardan olabilirdi. İşte bu nedenle Mehmet Okur adımlarını
yıldan yıla atma kararı aldı.
Eski NBA oyuncusu David Rivers,
eski NCAA yıldızı Steve Rogers, güçlü pivot Rashard Griffith ve Hırvat
keskin şutör Slaven Rimac’ı kadrosuna katan Tofaş o sezon kaliteli
yabancılara sahipti.
İşin transfer kısmı pek
güç olmadı, ancak uzun vadeli kontrat kısmı gerçekleşmedi. İşte bu nedenle
Mehmet Okur adımlarını yıldan yıla atma kararı aldı. Eski NBA oyuncusu David
Rivers, eski NCAA yıldızı Steve Rogers, güçlü pivot Rashard Griffith ve
Hırvat keskin şutör Slaven Rimac’ı kadrosuna katan Tofaş o sezon kaliteli
yabancılara sahipti. Kulüp ayrıca Bosna doğumlu Türk Milli pivot Asım Pars’ı
da günümüzde halen rekoru kırılamayan bir transfer ücreti karşılığında son
şampiyon Ülkerspor’dan almayı başarmıştı.
Repesa,
Mehmet’in potansiyelini ve yapabileceklerini farkında olmasına karşın büyük
paralara alınan Asım Pars’ı oynatmak ve ona daha fazla şans tanımak
konusunda ısrarcıydı. Çünkü bu seçim yönetimi de mutlu ediyordu. Mehmet o
sezon maç başına 12.4 dakika forma şansı buldu ve 4.6 sayı-4.3 ribaund
ortalamalarına ulaştı. Tofaş’ın, şut yetenekleri ve şut mesafeleri çok
sınırlı olan ve bu nedenle de pota altında neredeyse birbirlerinin
ayaklarına basmak zorunda kalacak kadar yakın oynayan iki uzunu Rashard
Griffith ve Asım Pars’ın arkasında kalan Mehmet buna rağmen sahip olduğu
%52.6’lık üç sayı şut yüzdesi ile takım için taze bir nefes gibiydi. O sezon
sonunda Tofaş; Türkiye Kupası, Türkiye Ligi, Türkiye Play-off’ları ve de
Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda şampiyonluğa ulaştığında, Repesa’nın her
fırsatta farkını gösteren Mehmet’i artık kenarda çok fazla tutamayacağı da
açıkça görülüyordu.
O yaz, sezon biter bitmez Mehmet Okur Amerika’da bazı
kamplara katılmak için planlar ve hazırlıklar yaptı. Bunlardan en önemlileri
uzun oyuncu kamplarıydı ki burada Mehmet Avrupa dışındaki bir platformda
kendisini görme ve yeteneklerini ölçme şansını yakalayacaktı. Kendi
takımında dahi ilk 5 başlamayan bir oyuncu için belki bunlar abartılı
adımlardı, ama o yaz Mehmet kendisinin ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu
anladı. Katıldığı kamplarda karşısına çıkan rakiplerden kimileri ondan daha
geniş, kimileri daha uzun, kimileri daha çabuk, kimileri daha iyi sıçrayan
ve kimileri de daha tecrübeliydi. Ama o hepsiyle başa çıkmanın bir yolunu
buldu.
Her ne kadar
antrenörlerinin kendisine daha fazla sorumluluk verecek kadar güven duygusu
bulunmasa ve halen takım arkadaşlarının arkasında kalıyor da olsa Mehmet,
Türk Milli Takımı’ndaki yerini sağlamlaştırıyordu. Tofaş için 1999-2000
sezonu da bir öncekinden farklı olmadı. Bursa ekibi Türkiye’de kazanılması
mümkün olan tüm kupaları müzesine götürmeyi başardı. Bununla birlikte o
sezon Mehmet için farklı olan birçok şey vardı. Sezonun ortalarını biraz
geçmişken, antrenör Repesa takımının Euroleague’deki başarısızlığı nedeniyle
istifa etti. Onun yerini alan ise genç yardımcı antrenörü Tolga Öngören
oldu. Genç antrenör Mehmet ile antrenmanlar öncesinde ve sonrasında özel
olarak ilgilendi ve onun kendisini geliştirebilmesi adına düzenli olarak ona
zaman ayırdı. Takımın Öngören’in kontrolüne geçmesiyle birlikte sahip
olduklarını ve yeni öğrendiklerini gösterme fırsatını yakalayan Mehmet o
sezonu özellikle de play-off’lardaki üstün performansı ile 6.7 sayı-5.3
ribaund ortalamaları ile tamamladı. Eurobasket sitesi tarafından Türkiye
Ligi’nde “en iyi ikinci beş”e seçilen Mehmet, Türkiye Kupası Dörtlü
Finali’nde ise “En değerli oyuncu” seçildi. Sezon bittiğinde ve yaz
geldiğinde ise yine Amerika’ya gitme zamanıydı. Genç oyuncusu, o yaz erken
aday olarak NBA Draftı’na (seçmelerine) girmeye karar verdi. Seçmeler
öncesinde NBA takımlarının izleyeceği özel idmanlardaki performansına göre
ise ya bu karardan vazgeçecekti, ya da seçmelere katılacaktı.
|