Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın

3

 

 

   Şampiyonluklar ve kupalar mevzu bahis olduğunda çok az oyuncunun ismi akıllarda hemen çağrışım yapar. Ancak Oyak Renault’tan, 1998-99 sezonuna geniş bir bütçe ve büyük hedeflerle giren Tofaş’a transferiyle birlikte Mehmet Okur gerçek bir kupa koleksiyoncusu olmaya başlayacaktı.

   Bursa’da bulunan bir başka 1. Lig takımı olan Tofaş birkaç yıl verilen mücadelenin ardından, o sezon “Şampiyon ol, ya da yok ol” parolası ile yola çıktı. Takımın yeni antrenörü Hırvat teknik adam Jasmin Repesa, Mehmet’in potansiyeli karşısında şaşkına döndükten hemen sonra Tofaş yönetimine bu oyuncuyu kesin olarak kadrosunda görmek istediğini belirtti ve onunla uzun vadeli bir kontrat imzalanmasını tavsiye etti. İşin transfer kısmı pek güç olmadı, ancak uzun vadeli kontrat kısmı gerçekleşmedi. Çünkü bu tarz uzun vadeli kontratların oyuncuların geleceği açısından büyük tehlike yarattığı bir gerçekti.

 

  

  Şayet yetenekli bir oyuncu uzun vadeli kontrat imzaladıktan sonra büyük bir çıkış gösterir ve potansiyelinin üst noktalarına kadar tırmanırsa, var olan kontratı nedeniyle yüzbinlerce hatta milyonlarca dolardan olabilirdi. İşte bu nedenle Mehmet Okur adımlarını yıldan yıla atma kararı aldı.

  Eski NBA oyuncusu David Rivers, eski NCAA yıldızı Steve Rogers, güçlü pivot Rashard Griffith ve Hırvat keskin şutör Slaven Rimac’ı kadrosuna katan Tofaş o sezon kaliteli yabancılara sahipti.

   İşin transfer kısmı pek güç olmadı, ancak uzun vadeli kontrat kısmı gerçekleşmedi. İşte bu nedenle Mehmet Okur adımlarını yıldan yıla atma kararı aldı. Eski NBA oyuncusu David Rivers, eski NCAA yıldızı Steve Rogers, güçlü pivot Rashard Griffith ve Hırvat keskin şutör Slaven Rimac’ı kadrosuna katan Tofaş o sezon kaliteli yabancılara sahipti. Kulüp ayrıca Bosna doğumlu Türk Milli pivot Asım Pars’ı da günümüzde halen rekoru kırılamayan bir transfer ücreti karşılığında son şampiyon Ülkerspor’dan almayı başarmıştı.

Repesa, Mehmet’in potansiyelini ve yapabileceklerini farkında olmasına karşın büyük paralara alınan Asım Pars’ı oynatmak ve ona daha fazla şans tanımak konusunda ısrarcıydı. Çünkü bu seçim yönetimi de mutlu ediyordu. Mehmet o sezon maç başına 12.4 dakika forma şansı buldu ve 4.6 sayı-4.3 ribaund ortalamalarına ulaştı. Tofaş’ın, şut yetenekleri ve şut mesafeleri çok sınırlı olan ve bu nedenle de pota altında neredeyse birbirlerinin ayaklarına basmak zorunda kalacak kadar yakın oynayan iki uzunu Rashard Griffith ve Asım Pars’ın arkasında kalan Mehmet buna rağmen sahip olduğu %52.6’lık üç sayı şut yüzdesi ile takım için taze bir nefes gibiydi. O sezon sonunda Tofaş; Türkiye Kupası, Türkiye Ligi, Türkiye Play-off’ları ve de Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda şampiyonluğa ulaştığında, Repesa’nın her fırsatta farkını gösteren Mehmet’i artık kenarda çok fazla tutamayacağı da açıkça görülüyordu.

   O yaz, sezon biter bitmez Mehmet Okur Amerika’da bazı kamplara katılmak için planlar ve hazırlıklar yaptı. Bunlardan en önemlileri uzun oyuncu kamplarıydı ki burada Mehmet Avrupa dışındaki bir platformda kendisini görme ve yeteneklerini ölçme şansını yakalayacaktı. Kendi takımında dahi ilk 5 başlamayan bir oyuncu için belki bunlar abartılı adımlardı, ama o yaz Mehmet kendisinin ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu anladı. Katıldığı kamplarda karşısına çıkan rakiplerden kimileri ondan daha geniş, kimileri daha uzun, kimileri daha çabuk, kimileri daha iyi sıçrayan ve kimileri de daha tecrübeliydi. Ama o hepsiyle başa çıkmanın bir yolunu buldu.

Her ne kadar antrenörlerinin kendisine daha fazla sorumluluk verecek kadar güven duygusu bulunmasa ve halen takım arkadaşlarının arkasında kalıyor da olsa Mehmet, Türk Milli Takımı’ndaki yerini sağlamlaştırıyordu. Tofaş için 1999-2000 sezonu da bir öncekinden farklı olmadı. Bursa ekibi Türkiye’de kazanılması mümkün olan tüm kupaları müzesine götürmeyi başardı. Bununla birlikte o sezon Mehmet için farklı olan birçok şey vardı. Sezonun ortalarını biraz geçmişken, antrenör Repesa takımının Euroleague’deki başarısızlığı nedeniyle istifa etti. Onun yerini alan ise genç yardımcı antrenörü Tolga Öngören oldu. Genç antrenör Mehmet ile antrenmanlar öncesinde ve sonrasında özel olarak ilgilendi ve onun kendisini geliştirebilmesi adına düzenli olarak ona zaman ayırdı. Takımın Öngören’in kontrolüne geçmesiyle birlikte sahip olduklarını ve yeni öğrendiklerini gösterme fırsatını yakalayan Mehmet o sezonu özellikle de play-off’lardaki üstün performansı ile 6.7 sayı-5.3 ribaund ortalamaları ile tamamladı. Eurobasket sitesi tarafından Türkiye Ligi’nde “en iyi ikinci beş”e seçilen Mehmet, Türkiye Kupası Dörtlü Finali’nde ise “En değerli oyuncu” seçildi. Sezon bittiğinde ve yaz geldiğinde ise yine Amerika’ya gitme zamanıydı. Genç oyuncusu, o yaz erken aday olarak NBA Draftı’na (seçmelerine) girmeye karar verdi. Seçmeler öncesinde NBA takımlarının izleyeceği özel idmanlardaki performansına göre ise ya bu karardan vazgeçecekti, ya da seçmelere katılacaktı.

 

1-2-3-4-5-6

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.