|
Baktığımız zaman Türk
basketbolunda üç
büyükler,Ülker markasının da
maddi desteğiyle marka olma
yolunda bu sene önemli
adımlar attılar ve kısa
zamanda da oldukça hızlı
mesafe katettiler. Ha bu
konuda Fenerbahçe geçen
sezonun başında bu işe
soyundu ve bir adım da
önde.Geçen sezon Türkiye
ligi şampiyonluğunu ezici
bir final üstünlüğü ile
kazanmanın yanısıra iki
sezondur da Euroligde boy
gösteriyor ve markalaşma
yolunda hızla ilerliyor.
Dedik ya kolay değil.Ancak
üç takımımızda da bu yolda
gözle görülür bir ilerleme
var.
Galatasaray ve Beşiktaş bu
hafta Uleb Cup'ta güzel
neticeler alarak Nisan
ayında Torinoda yapılacak
Final Eight'i büyük ölçüde
garantilediler bana göre.Ha
ben bunu rahatça
söyleyebilirim çünkü bu iki
takımımızın coach'u veya
yöneticisi değilim.Coach'lar
tabii ki işi sıkı
tutacaklar,gevşekliğe mahal
vermeden ikinci maçların son
saniyesine kadar tedbiri
elden bırakmayacaklardır.
İkinci maçlar dedik
de;önce,birinci maçlarda
Galatasaray'ın İspanya'nın
güçlü Canaria takımını
muhteşem bir oyundan sonra
99-74 yani 25 sayı farkla
yenmesini ve Beşiktaş'ın da
Sırbistanda Kızılyıldız
takımı ile berabere
kalmasını büyük başarı
olarak kabul ederek iki
takımımızı da kutlayalım.
Yani maçtan önce
Galatasaray'ın bu zor maçı
almasını veya bir 10 sayı
kadar farkla almasını başarı
olarak kabul ederken maçtan
sonra,niye 100 olmadı,keşke
30 sayı fark olsaydı vs.gibi
sebeplerle nerdeyse buruk
sevinç yaşadık. Tufan'ıyla,
Dee Brown'uyla,Hüseyin
Beşok'uyla,Cüneyt
Erden'iyle,Hite'ıyla tam
takım bir Cimbom'un neler
yapabileceğini bu maçta
bütün Avrupa gördü.Cüneyt
başta olmak üzere rakibi
üçlük bombardımanına tuttu
Cimbom.Önceki maçlarda
yapılan hataları da
tekrarlamayarak pota altını
da çok iyi kullandılar.Owens
ve Gaines pota altını
dağıttılar.Owens bu maçta
gerçek gücünü
gösterdi.İçeriye yeterli
sayıda pas geçerse ve iç dış
dengesi sağlanırsa
Galatasaray,Canaria'yı eler
ve Final Eight'te Beşiktaş
ile Final Four için
karşılaşır.
Beşiktaş,Sinan Güler'in
rakibin en etkili silahı
point guard Omar Cook'a
nefes aldırmayacak şekilde
ön sahadan itibaren yaptığı
baskılı savunmaya bütün
takımında katılmasıyla zorlu
Kızılyıldız deplasmanından
galibiyet gibi bir
beraberlikle ayrıldı.Shumbert
bu maçın yıldızıydı ve Uleb
Cup'ta da haftanın MVP' si
seçildi. Çok büyük bir
ihtimalle Galatasaray ve
Beşiktaş bu turu geçip
Torinoda yapılacak Final
Eight'te karşı karşıya
gelecekler ve biri Final
Four'a kalacak gibi
gözüküyor.Ne güzel ve
sevindirici bir gelişme Türk
basketbolu adına.. İki
güzide takımımızı da
kutluyorum,başarılarının
devamını diliyorum.
Euroligde Fenerbahçe,aynı
ilk maçta olduğu gibi yine
hakemlerin son anda yanlış
kararlarının da etkisiyle
Rytas'a 3 sayı farkla 87-84
yenildi.İlk maçta İstanbulda
4 sayı farkla 95-91 yendiği
için haftaya İstanbulda,gruptan
birinci çıkmayı garantileyen
Tau'yu yenerse ikinci takım
olarak Final Eight'e
kalacak. Maça fırtına gibi
başlayan ve genel olarak
muhteşem bir oyun sergileyen
Fener'i aslında Tanjeviç'in
oyuncu rotasyonundaki yanlış
tercihleri durdurdu. İyi
oynayan White kenara
alındıktan sonra
unutuldu.Son dakikalarda
Preldziç'te ısrar edilmeyip
White ile değişse bu maçta
büyük işler yapan Kinsey ile
birlikte White da oyunda
olsa skor Fener lehine
biterdi kanımca.Daha önce de
yazdık,oyunun kritik
anlarında tecrübeli
oyuncular sahada olmalı
diye.Daha önce de bir maçta
son anlarda Preldziç'in
hataları ile bir maç
kaybedilmişti.Bu maçta da en
kritik anda kenardan
çıkarılan bir topu tutamadı
kendi dışarı çıkarken topu
rakibe attı,son saniyeler de
de dengesiz bir pozisyonda
topu kenarda kaybetmek üzere
olan bir oyuncuya faul
yaparak hem ona yardım etti
hem de takımın iki faul
atışı sayısı yemesine ve de
bir yerde maçın gitmesine
neden oldu.Şutları da
girmedi.Tanjeviç sanki ondan
ve Vidmar'dan,kötü oynayan
büyük oyunculardan her an
beklenebilen patlamaları
bekler gibiydi.Ancak bu
yersiz beklenti hem ona hem
de takıma şimdiye kadar
pahalıya mal oldu.İnşallah
bundan sonra böyle bir
beklenti içine girmeden adil
ve akıllıca süre verir
oyuncularına.Özellikle son
ve hayati Tau maçında
yardımcıları ile beraber
kendilerine,biz nerde hata
yaptık,sorusunu sorup,artık
herkesin bildiği cevabı da
verirler.Cevap belli.İyi
oynayan oyuncu,o maça hazır
olduğunu her hareketiyle
belli eden oyuncu
oynayacak,iyi oynayacağını
ümit ettiği ama bir türlü
oynayamayan oyuncu da da
fazla ısrar etmeyecek.Oyuncu
rotasyonunu çok iyi
kullanacak.Vidmar ve
Preldziç fanatikliğini
bırakacak,Fenerbahçe
fanatiği olacak.Uzun
rotasyonunda Ömer-Semih-Oğuz
ve Rasim dörtlüsünü daha
fazla birarada oynatmaya
çalışacak.Rakipte can yakan
üçlükler atan 4 numara
yoksa,uzunlarda öncelikle
Ömer Aşık-Semih Erden veya
bu ikisinden biri ile Oğuz
Savaş'ı beraber mümkün
olduğu kadar çok oynatacak.Vidmar'da
onun gibi ağır olan Oğuz ile
beraber çok az oynayacak.O
da Ömer ve Semih ile beraber
oynatılacak.Ama kötü oynarsa
ısrar etmeden.
Neyse,inşallah Fener haftaya
İstanbul,Abdi İpekçi Arenada
Tau'yu yener ve Final
Eight'e kalır,diyoruz ve
tekrar başta yazdığımız
marka olayına dönüyoruz.
Fenerbahçe futbol takımı
artık Avrupada bir marka
oldu.Bir süre önce UEFA
başkanı Platini İstanbula
gelmiş,Başkan Aziz
Yıldırım,yönetim ve Antrenör
Zico ile görüşmeler yapmış
tesisleri gezmiş maç izlemiş
ve gitmişti.
Giderken de Fener hakkında
övgü dolu sözler sarfetmişti.O,Fener'in
Avrupa'nın yükselen bir
yıldızı ve Avrupanın yeni
bir markası olacağına
inanmıştı.Bu inancını
diyalogda olduğu herkese
söylüyordu.Bunların arasında
tabii ki hakemler de vardı.
Son Sevilla maçında hakemler
daha önceleri bu tür
gerilimli maçlarda hep Türk
takımlarının aleyhine
çaldıkları düdükleri
çalmadılar.Hatta
insiyatiflerini Fenerbahçe
lehinde kullandılar.Çünkü
onlar da Avrupa'nın bu iki
marka takımının maçında
Fener'i beğeniyorlardı.Çünkü
Fener'i çok beğenen biri
daha,Platini de kurmayları
ile beraber tribündeydi.
Fenerbahçeli futbolcular da
artık marka olduklarına
inanmışlar ve iki sene
üstüste UEFA kupasını almış
rakiplerini hiç gözlerinde
büyütmemişlerdi.
Netice,muhteşem bir zafer ve
Final Eight..
İşte tek tek oyuncular ve
bütün olarak da takım,marka
değerini herkese,en başta
hakemlere gösterir ve kabul
ettirirlerse, hakemler
Fenerbahçe'nin son Aris ve
Rytas maçlarında Fener
aleyhinde çaldıkları veya
çalmadıkları düdükleri artık
en azından psikolojik olarak
çalamazlar.Yine Fenerbahçe
veya marka olmuş diğer bir
Türk takımı aleyhinde
verecekleri kararları bir
daha gözden geçirerek en
doğru kararı vermeye
çalışırlar. Bunların hepsi
olacak.Tek tek
oyuncularımız,sonra FB,BJK,GS
ve Avrupa kupalarında
mücadele eden diğer
takımlarımız,özellikle bu
hakem hatalarında canı en
çok yanan Türk Telekom
yakında Avrupada herkesin
takdir ettiği ve saygı
gösterdiği birer MARKA takım
olacaklar.Bu gelişme Milli
takımımıza da olumlu
yansıyacak ve 2010 itibarile
Milli takımımız da bir Dünya
markası olacaktır.
Efes'ten fazla
bahsetmedim.Çünkü onlar
yıllardır Euroligde üst
seviyede mücadele eden ve de
tanınan bir marka.Başlarında
da marka olmuş bir antrenör
var.Ancak nedense bu
antrenör bir türlü
beklentileri karşılayamadı.
Partizan ile yapılan ve
gruptan çıkmak için hayati
önem taşıyan maçta ne o ne
de takım hiç iyi motive
olamamış.Motivasyon
konusunda en büyük
sorumluluk antrenöre
düşer.Ancak çok duygusal
olan Türk oyuncuları motive
etmek,Beşiktaş ve
Galatasaray örneklerinde
olduğu gibi Türk antrenörler
tarafından daha güzel
yapılabiliyor.Yabancı
antrenörler mesela Tanjeviç
ve Blatt bu konuda oldukça
zorlanıyorlar.Bu da üzerinde
düşünülüp tartışılması
gereken bir konu bence.
Blat bu maçta çok hatalar
yaptı.Baskılı savunmayı son
beş dakikada yaptı 23 sayı
fark kapandı.Sormazlar mı
adama;daha önceleri
nerelerdeydiniz,diye.Yazık
oldu.Bu savunmayı daha önce
uygulamaya koysaydı Efes bu
maçı kazanıp gruptan çıkma
ümidini son maça
taşıyabilirdi. Artık bundan
sonra onlar da,aynı Telekom
gibi bütün güçleri ile lige
asılacaklardır. Hadi
Hayırlısı
Not:Pazar akşamları saat
20.10-21.10 arasında Meltem
TV'de yayınlanan RİBAUND
programında bu haftaki
konuğum Oyak Renault'un
başarılı Head Coach'u Yücel
Platin.Oyuncu Menajeri Engin
Bayav'da programın daimi
yorumcusu olarak stüdyoda
olacak.İzleyiciler inşallah
yine seviyeli ve akıcı bir
yorum ve tartışma programı
izleyecekler umuyorum.
16.03.2008
|