|

|
Konuyla çok yakında
ilgilenmeyenler konunun bu
buralara nasıl geldiğini
merak edeceklerdir. Beşiktaş
lig üçüncüsü oldu, iki
takımımız Efes ve Ülker her
zaman olduğu gibi ligdeki
sıralamalarına bakılmaksızın
Euroleague’ e gidiyor Banvit
nerden çıktı o zaman?
Federasyonun çok ilginç lig
sıralamasından çıktı. Lig
üçüncüsü Federasyona göre
Türkiye ligi şampiyonuna
elenen takımmış. Yani bu
sezon Ülker şampiyon oldu,
Ülker Banvit’ i eledi o
zaman Banvit lig üçüncüsü.
Neyse ki bu yanlışlık bir
şekilde çözüldü ve Beşiktaş
ULEB CUP’ a gitmeye hak
kazandı. Burada Federasyonun
uygulamasından daha önemli
sorgulanacak konular var.
Niye biz ULEB’ e tek takımla
katılıyoruz? Sırplar üç,
Almanya, Fransa, İtalya,
İspanya, Rusya hatta Belçika
bile iki takımla
katılırken biz
neden iki
takımla |
|
katılıyoruz. Medyaya göre
iki sene önce Telekom’ un 10
maçta sıfır galibiyet alarak
ULEB’ e veda etmesiymiş.
Olay o kadar da basit değil
aslında. Geçen sene Beşiktaş
çok başarılı bir sezon
geçirdi Efes ve Ülker’i
normal sezonda ikişer kez
yenerek bir rekora imza
attı, peki ULEB’ de ne
yaptı? Bir tek Portekiz
takımını geçerek 6 takımın
bulunduğu grupta 5.
olabildi.
Kulüpler düzeyinde neden
geriliyoruz.
Beşiktaş’ın geçen sezonki
durumuna bakmamız bile bizim
kulüpler düzeyinde ne kadar
gerilediğimizin bir kanıtı.
Çok değil bundan 6–7 sene
önce sponsorlar basketbol
takımları için sıraya
geçerken ligimizden
Avrupa’ya 6–7 takım
giderken, hepside ciddi
başarılar elde ederken nasıl
oldu da bu hale geldik. Niye
Tofaş ve Ülker şampiyon
oldukları sezonun arkasından
ligden çelkildiler? Niye
sponsorlar birer birer
yatırım yapmaktan
vazgeçiyorlar? Tofaş, Ülker,
Tuborg, Troy Pilsener, Mavi
Jeans, Mydonese, Kombassan,
EmlakBank bu liste böyle
uzar gider. Bu sponsorların
hepsi beklediğini bulamadığı
için veya başka bir nedenden
dolayı basketboldan
yatırımlarını çektiler.
Federasyon mu sorumlu?
Burada akla ilk gelen
ihtimal Federasyonun
görevini tam anlamıyla
yerine getiremediği,
ligimizin reklâmını üst
düzeyde yapamadığı. Topu
Federasyona atmak kolay,
bende Federasyonun ligimizi
bu hale getirmesinde en
büyük sorumlulardan biri
olduğunu düşünüyorum ama bir
de madalyonun öbür yüzü var.
Türkiye başka hiçbir spor
branşında olmadığı kadar
baskette söz sahibi dünya
çapında. 2001 Avrupa
basketbol Şampiyonası, 2010
Dünya Basketbol Şampiyonası
90 lı yıllarda bir Final
Four, hangi branşta bu kadar
çok etkinlik yaptık ki?
Futbolda bir Avrupa
Şampiyonası düzenlemek
hayal, bir dünya kupası
düzenlemekse neredeyse
imkânsız yakın. FIBA’ nın
wildcard’ı tartışmalı
biçimde Türkiye’ye vermesi
bunların hepsi Turgay
Demirel’in ve Türkiye’nin
FIBA’ da ki başarısının bir
sonucu. Futbolda İsviçre
karşısında haksızlığa
uğrayıp üstüne bir de 3 maç
ceza alırken ve bunu da bir
başarı olarak
nitelendirirken, baskette
hiçbir varlık
gösteremediğimiz Avrupa
Şampiyonasından sonra o
kadar takım varken özellikle
de Hırvatistan, son takım
olarak Dünya Şampiyonasına
biz katılacağız. |