|
Kevin’in öz
babasi O’Lewis McCullough da tam anlamiyla bir basketbol delisiydi. KG’nin
üvey babasi ise onun basketbol oynamasina pek de sicak bakmiyordu. Annesi
Shirley Irby Garnett de çocugunun basketbol gibi “bos isler” ile
ugrasacagina oturup ders çalisarak üniversiteye gitmesini arzulamaktaydi.
Ama KG’nin okul ve derslerle arasi pek iyi degildi. Onun tek yapmak istedigi
basketbol oynamakti. Bu yüzden Kevin, herkesten gizli olarak lisesinin
basketbol takimi Mauldin Mavericks’te oynamaya basladi. Kevin’in ailesinin
ise bundan haberi yoktu. Ögrendiklerinde de çoktan is isten geçmis ve
Garnett maçlara çikmaya baslamisti. Artik Kevin’in basketbol oynamasinin
engellenemeyecegi asikardi. Üstelik Kevin, bu oyunu gayet de iyi oynuyordu.
Lisedeki ikinci yilinda KG’nin ünü giderek yayilmaya basladi. Garnett’in
maçlarini kaçirmak istemeyen insanlar Mauldin Lisesi’nin salonuna akin
ederek onun basketbol sovunu izliyordu
. Kevin
Garnett, o
günlerde basketbol vasitasiyla Stephon Marbury isminde New York’lu bir genç
ile tanisiyor ve ikilinin arasindaki dostluk, kisa zamanda adeta iki
kardesin iliskisine dönüsüyordu. KG, Güney Carolina’da Mauldin Lisesinde
“Mr.Basketball” seçildikten sonra son sinifta Chicago, Illinois
Eyaleti’ndeki Farragut Akademisi’ne geçmek zorunda kalmisti. 1995 sezonunda
%66.6 sut yüzdesi ile 25.2 sayi, 17.6 ribaund, 6.7 asist ve 6.5 blok
ortalamariyla oynayarak, spektaküler smaçlari ile adini duyuran ama ne yazik
ki kötü bir trafik kazasi sonucunda bir lise efsanesi olmaktan öteye
gidemeyen Ronnie Fields (1996’da Amerikanin en iyi bes lise oyuncusundan
biri olarak seçilmisti) ile birlikte takimini 28-2’lik bir seride sirtlayan
oyuncu olurken Amerika’nin en yüksek tirajli gazetelerinden USA TODAY
tarafindan yilin basketbol oyuncusu olarak seçilirken, Parade ve Slam
Dergilerince de Amerika’daki en iyi bes lise oyuncusundan biri olarak
gösterildi. Kevin’in Brooklyn’li kankasi Steph ise Parade tarafindan 1995
yilinin en iyi lise oyuncusu seçilmisti. Garnett, Springfield'da düzenlenen
birinci Nike Hoop Summit turnuvasinda, Amerikan Genç Milli takima davet
edildi ve ilk defa Amerikan Ulusal formasini giydi. Yapilan maçta Amerikan
Genç Milli Takimi, uluslararasi oyunculardan olusan karma takimi zor da olsa
86-77 maglup ederken KG, 10 sayi, 10 ribaund ve 9 blokla triple-double'i kil
payi kaçiriyordu. (1999'da KG, Porto Riko’da düzenlenen Amerika Kitasi
Olimpiyat elemelerinde ikinci kez milli formayi giyme sansini yakaladi.
KG'li Amerikan Milli takimi, 11 günde çiktigi 10 maçin 10'unda da galip
gelerek altin madalyaya uzanirken, Garnett 11.9 sayi, 7.0 ribaund, 1.9 asist,
2.2 blok ve 1.7 top çalma ortalamalari ile Gary Payton, Tim Duncan ve Jason
Kidd ile birlikte takima kattigi yüksek enerji ve nefes kesen smaçlariyla
seyircilerin begenisini toplamisti) Tekrar KG’nin Lise son siniftaki son
günlerine dönelim. KG, Ron Mercer, Shareef Abdur-Rahim ve Stephon Marbury
gibi ülkenin en iyi lise oyuncularini karsi karsiya getiren St.Louis’deki
1995 McDonalds All-American maçinda 18 sayi, 11 ribaund, 4 asist ve 3 blok
üreterek, Most Outstanding Player ödülünü kucaklarken (1995 McDonalds All-American
maçinda oynayan ve simdi NBA’de forma giyen diger oyuncular: Kobe Bryant,
Vince Carter, Paul Pierce, Chauncey Billups, Antawn Jamison ve Robert
Traylor) ardinda toplam 2533 sayi, 4807 ribaund ve 739 blokluk bir lise
kariyeri birakiyordu. Normal sartlar altinda Kevin Garnett çapinda bir
oyuncuyu kapmak için çogu NCAA takimi kiyasiya bir yarisa girerdi (KG’nin
NCAA’de oynayamiyacagi belli olmadan önce Michigan, Michigan State, DePaul,
North Carolina ve Illinois üniversiteleri ile görüstügü söyleniyordu) ama
Kevin, son SAT sinavinda kaldiginda artik koleje kabul edilme ihtimali
ortadan kalkmisti. Iste bu yüzden artik sansini NBA’de denemeye karar
verecekti.
|
|