|
O sıralarda Kidd artık
kendini iyice kabullendirmiş
olmanın da verdiği
rahatlıkla medyaya yeni
kulübünden övgüyle söz
ediyordu: “Bu kulüpte çok
yürekli insanlar var. Oyunu
seven insanlar. Geçmişte
alınan kötü sonuçlara rağmen
soyunma odasında herkesin
umutla maçı beklemesi çok
güzel bir şey. Daha da
iyisi, kimse geçmişten söz
etmiyor. Herkes geleceğe
umutla bakıyor.” Mesaj
yerine gitmişti. Bir sonraki
maç Minnesota Timberwolves
ileydi. İki kulüp de
yetenekli oyunculara sahipti
ve kazanmaya
odaklanmışlardı. Nets maça
çok hızlı başlamıştı. Kidd
de öyle. Erken gelen 19
sayılık bir üstünlük
T’wolves’un bütün planlarını
bozdu. Fakat daha sonra
Kevin Garnett’ın çabalarıyla
fark kapandı ve maç uzatmaya
gitti. İşte geçmişte olsa
NJ’nin kaybedeceğine kesin
gözüyle bakılan bir maç
daha. Ama Jason’ın kulakları
bu tip söylemlere tıkalıydı
ve Martin ile beraber 64
sayı atıp maçı 117-112
Nets’e getirmeyi bildiler.
Kidd bu maçta 33 sayı
üretirken, 8 asist, 6
ribaund ve 4 top çalma ile
sahanın en iyisiydi. Maçtan
sonra medya karşısında Koç
Byron Scott “Eğer o, şu an
ligdeki en iyi point guard
değilse, hepiniz çıldırmış
olmalısız” diyordu. “Maç
istim üstündeyken topu
istiyor çemberden geçiriyor
ve maçı getiriyor.”
Nets’in transition oyun
sistemi rakiplerini
korkutmaya başlıyordu. Eğer
onlara karşı bir şut
kaçırmışsanız ve hücum
ribaunduna girmek gibi bir
hata yapmışsanız Nets
ribaundu aldığı takdirde 2
saniye sonra kendi potanızda
bir smaç yemeniz
kaçınılmazdı. Bunda Kidd’in
paslarının ve tabi aldığı
savunma ribaundlarının önemi
inkar edilemezdi. Kerry
Kittles’a göre Kidd seken
topu tuttuğunda kafasında
sahanın bir resmini çekiyor
öyle yere iniyordu.
Paslarının yerini
bulacağından kimsenin
şüphesi yoktu. Çünkü Jason
takım arkadaşının nereye
gideceğini önceden
sezebiliyordu.
Kerry Kittles’a göre Kidd
seken topu tuttuğunda
kafasında sahanın bir
resmini çekiyor öyle yere
iniyordu. Paslarının yerini
bulacağından kimsenin
şüphesi yoktu. Çünkü Jason
Kidd takım arkadaşının
nereye gideceğini önceden
sezebiliyordu
All-Star arası yaklaşırken
East Rutherford bölgesinde
inanılmaz bir trafik
yaşanıyordu. Continental
Airlines Arena o sezonki en
kalabalık gününü yaşıyordu.
Majesteleri şehre gelmişti.
Ve onu selamlamak üzere
20.049 izleyici tribünde
yerini almıştı. Bundan bir
kaç sene önce Jordan, Kidd’i
golf oynamaya davet etmiş ve
golfte bile ne kadar iyi
olduğunu kanıtlamıştı. Ama
Jason’ı daha çok etkileyen
MJ’nin her alandaki kazanma
arzusu idi. Kidd o gün golf
sahasında da yeni bir ders
almıştı. Şimdi çimdeki
kapışma parkeye taşınmıştı
fakat tabi ki Jordan eski
Jordan değildi. Ama onu
küçümsemek ondan 40 yemeniz
için geçerli bir sebepti.
Fakat Kidd ve Nets buna izin
vermedi ve Wizards’ı eve eli
boş gönderdiler. Hem de
“sadece” 44 sayılık bir
farkla!.
KIDD ROCKS
14.3 sayı, 10.0 asist, 7.1
ribaund ve 2.15 top çalma
ortalamalarına rağmen Jason
Kidd All-Star maçında Doğu
Karması ilk beşine aday
gösterilmemişti. Fakat
Carter sakatlanınca onun
yerine başlayacağı
duyuruldu. Bu sırada
herkesin Kidd’e yönelttiği
soru: “Nets’in böyle daha ne
kadar devam edeceğini
düşünüyorsunuz?” idi.
Kidd’in cevabı ise gene
takım arkadaşlarına duyduğu
güveni gösterecek cinstendi:
“Biz sadece sahaya çıkıp
eğlenmeye çalışıyoruz ve
tabi elimizden gelen en iyi
şekilde oynamaya”. Bir
zamanların popüler ABA
takımı Nets NBA ye katılalı
25 yıldan fazla olmuştu ama
en iyi galibiyet sayıları
49’dan (1982-83) öteye
geçememişti. 2002 yılında
herkes anlamıştı ki o sezon
her şey farklıydı ve Nets
emin adımlarla hedefe
ilerliyordu. Belki de
takımın All-Star arasından
sonra yaşadığı düşüşün
sebebi buydu -Nets’i
küçümseyen takımlar artık
akıllanmışlardı- evet artık
Nets’i küçümseyen takımlar
maç sonunda yedikleri farkla
kendilerine geliyordu. İşi
sıkı tutmayan bir savunma
ise Jefferson ya da Martin
tarafından
cezalandırılıyordu. Hal
böyleyken rakipler ekstra
konsantre olarak NJ’ye
hazırlanmaya başladılar.
Takım art arda yenilgiler
almaya başladı. Kidd’de
herkes kadar suçluydu tabi.
Özellikle istikrarsız şutu
hiç olmadığı kadar çok
eleştiriliyordu. Hawks ve
Pistons maçlarında toplam
7-34 saha içi isabetiyle
oynamıştı. Fakat evlerinde
aldıkları arka arkaya 6
galibiyet takımı kendine
getirdi. Sonuncusu Miami
Heat karşısındaydı ve 97-78
Nets lehine biten bu
karşılaşmada Jason Kidd o
sezonki 7.triple-double’ının
altına imzasını atmıştı.
Ayrıca bu, takımın 41.
galibiyetiydi dolayısıyla
%50’lik sezon içi galibiyet
yüzdesini garantilemişlerdi.
Geriye kalan 17 maç içinde
hala 50 galibiyete ulaşma
şansları vardı. Nets ve Kidd
vites arttırdı. Sonraki 11
maçın 8 inden galip
ayrılıyordu. Wizards
karşısında alınacak bir
galibiyet “yarım dalya”
demekti. Nets, Wizards’ı 13
sayıyla geçti, Kidd 21 sayı,
12 asist ile yıldızlaşmış
seyircilerin “MVP”
bağırışları arasında soyunma
odasının yolunu tutmuştu.
Başkan Rod Thorn “O ekstra
bir şey yapmıyor. Normal
hali bu.. zaten O’nu bu
kadar inanılmaz kılan bu
detay” diyordu. NBA Jason
ilk senesinde takımına bir
önceki sezona göre 23
galibiyetlik fazladan bir
katkı yaparken izlemişti.
Ama şimdi dipteki bir takımı
zirveye taşımasını izlemek
de biraz fazlaydı.
“O ekstra bir şey
yapmıyor. Normal hali bu.
Zaten O’nu bu kadar
inanılmaz kılan bu detay”
Nets Başkanı Rod Thorn
2002 NBA PLAYOFFLARI
Sezon bitip de playofflar
başladığında Nets
taraftarları normal sezon
MVP’sinin açıklanmasını dört
gözle bekliyorlardı.
Lakers’ın küçük çocuğu Shaq
sezon başı favoriydi ama
Duncan ve Kidd sezon içi
performanslarıyla onu
gölgede bırakmışlardı.
Yarışmanın ikisi arasında
geçeceğine kesin gözüyle
bakılıyordu. Fakat her ne
kadar kabullenmek istemese
de Jason’ın kafasında MVP
den daha başka sorunlar
vardı: Playoff ilk turu..
Suns’taki başarısızlıkların
tekrarı olmamalıydı fakat
rakip de genç ve dinamik
adeta patlamaya hazır bomba
Pacers’tı. X faktör
Reggie’yi de unutmamak
lazımdı tabii..
Bir çok otoriteye göre
Playofflar Nets için kabus
gibi geçecekti çünkü oyun
felsefesi devamlı koşmak
olan bir takımın
playofflarda başarıyı
yakalaması için ya bir
mucize ya da çok kolay bir
rakip gerekliydi. İlk maç
Pacers’ın üstünlüğüyle
sonuçlandı: 89-83. Saha
avantajı kaybedilmişti.
Herkes Jason’ı suçluyordu.
Sebep, son dakikalarda pas
vermeyi düşünmek yerine çok
şut kullanmasıydı. Aslında
Kidd’in yaptığı akıllıcaydı.
El yakan topları o
kullanıyordu, takım
arkadaşları daha basit
konulara
odaklanabiliyorlardı.
Sonuçta ikinci maç 16
sayılık bir Nets
üstünlüğüyle sona eriyordu.
Pacers koçu Isiah Thomas,
eski bir guarddı ve oyunun
kimyasını kavrayabiliyordu.
Taktik olarak Jason’ın şut
atmasını pas vermesine
yeğliyordu. Ama Kidd 85-84
Nets lehine biten maçta
ürettiği 25 sayıyla onları
bir kez daha düşünmeye davet
ediyordu. 4. maç ise Reggie
Miller’ın kaybetmeyi
kabullenmiyorum şovu
şeklindeydi. Nets maçın
henüz başında öne geçmiş,
devre arasına doğru Pacers
farkı kapamıştı. İkinci
yarıda aynı senaryo: Nets
açtıkça Pacers geri gelmeyi
başarıyordu ve son sözü
Miller söyleyecekti. 9
metreden attığı üçlükle maçı
uzatmaya götürmeyi başardı.
Fakat uzatmalarda her Pacers
basketine Kidd verecek bir
cevap buldu. Maç ikinci
uzatmaya gitti. Ama Nets
maçı 120-109 koparmasını
bildi.
Sonra rakip Charlotte idi.
Güçlü pota altıyla New
Jersey’e sorun çıkarabilecek
takımların başında
geliyorlardı. Fakat Jamal
Mashburn’un rahatsızlanması
sonucu üstüne fazladan yük
binen Baron Davis’in oyuna
yeterli katkıyı yapmaması
sonucu Nets seriden galip
ayrılmayı bildi. Continental
Airrlines Arena’daki ilk iki
maçta farklı isimler ön
plana çıktı. Kidd bu seride
durgundu fakat ilk maçta
Haris, benchten gelerek çok
iyi katkı yaptı ve onun
açığını kapadı. İkinci maçta
ise adeta Van Horn şov
vardı. Nets’te keyifleri
bozan tek haber Tim
Duncan’ın MVP seçilmiş
olmasıydı. Koç Scott bu
karara sitem ediyor “Bence
çok saçma. Jason’ın takıma
katkısı, geldiğimiz nokta...
Anlayamıyorum” diyordu. 3.
maçta Kidd, David Wesley ile
çarpışıyor ve oyunu ilk
devre terk etmek zorunda
kalıyordu. Kidd’in kaşına 15
dikiş atılıyordu. Nets maçı
115-97 vermişti. 4 maçın
önemi iyice artmıştı. Bu
maçta Kidd sadece sahaya
geri dönmekle kalmıyor
ayrıca son periyotta attığı
13 sayıyla Nets’i de
89-79’luk galibiyete
taşıyordu.
Konferans finallerinde rakip
Boston Celtics’di.
Otoritelere göre New Jersey
derin kadrosuyla bu seriden
galibiyetle ayrılacaktı
fakat Pierce&Walker Co.’yu
durdurmaları şarttı. Scott
oyuncularına insanların Nets
hakkında görüşlerini
değiştirmenin tek yolunu
kazanmaya devam etmek
olduğunu ve bu seride
kazanmak için K-Mart’in
ribaundlarda daha etkili
olması gerektiğini
anlatıyordu. Nets evindeki
ilk maçı 104-97 alırken Kidd
kariyerinin ikinci playoff
triple-double’ını 18 sayı,
13 ribaund, 11 asist ile
yapıyordu. Fakat ikinci maç
Martin’in Pierce
durdurmaktaki insan üstü
çabası ve Kidd’in bir başka
triple’double’ına karşılık
93-86 Celtics üstünlüğüyle
bitiyordu. 3. maçta Nets,
Boston’a saha avantajını
tekrar kazanmak için
gidiyordu. Maça fırtına gibi
girdiler ve playoff
tarihinde yakalanmış en
büyük farkı yakaladılar: 26
sayı. Ama sonra ne olduysa
Nets durdu Pierce coştu ve
Celtics geriden gelip 94-90
kazandı. Son periyot sayı
bulamayan Kidd arkadaşlarını
yarı yolda bırakmıştı ve
eleştirileri üstüne almaktan
çekinmiyordu. Ama aslında
Celtics taraftarının Kidd’in
karısı Joumana ve oğlu TJ
lafla sataşmaları Kidd’in
kafasındaki en büyük
sorundu. Kendisine yapılan
tezahüratlara kulakları
tıkalıydı ama ailesi için
endişe ediyordu. 4.maç adeta
3.maçın bir kopyası gibi
başladı. Nets erkenden öne
geçti. Celtics devre arasına
doğru farkı 6’ya indirdi.
3.periyot Kidd ve
arkadaşları biraz duruldu.
Ama 4.periyodun geçen maça
benzememesi için Jason
dizginleri eline aldı. Takım
arkadaşları da savunmadaki
gayretleri ile ona destek
oldu ve son düdük çaldığında
skorbord 94-92 Nets
üstünlüğünü gösteriyordu.
Celtics beşinci maçta da
ancak son çeyreğe kadar
dayandı fakat son çeyrekte
gardları düştü ve 96-88’lik
skorla yaz tatili
hazırlıklarına başladılar.
Nets tarihinde ilk kez NBA
finallerine çıkıyordu ve
Kidd son maçtaki 15 sayı, 13
ribaund, 13 asistiyle 35
yıldan beri bir playoff
serisinde 3 triple-double
yapan ilk oyuncu ünvanıyla
NBA tarihine geçiyordu.
Ayrıca bütün seri boyunca
asist, ribaund ve sayı
ortalamalarının da çift
haneli sayılara ulaştığını
hatırlatalım (17.5 sayı,
11.2 ribaund, 10.2 asist). |
|