|
Büyük hedefler koyup,büyük
hayaller kurmayan büyük
işler başaramaz.Ancak bu söz
hiçbir zaman, hayalcilik
anlamına gelmez.Büyük
düşünenleri,ufku ve vizyonu
geniş olanları gördüğünüz
zaman onlara değer
verin.Sözlerini ve
görüşlerini dikkatle
dinleyin.İstifade
edersiniz.Onlar
düşündüklerine ve
söylediklerine öyle
inanırlar ki etrafındakileri
de inandırırlarsa kimse
durduramaz onları.
İnanmak başarmanın
yarısıdır.Geri kalanı da iyi
hazırlanmaktır."Preperation
gives birth confidence " der
ünlü bir Amerikalı coach.Yani
" İyi hazırlık güven
doğurur." Şimdi genel olarak
önünüzde iki tane önemli maç
varsa,öncelikle öndekine
hazırlanır,o bitince ötekine
bakarsınız.Ancak Efesliler
sanırım bunun tam tersini
yaptıklarını kaybettikleri
Oyak Renault ve hemen
akabinde kazandıkları
Panathinaikos maçlarında
gösterdiler.Artısı Oyak
Renault maçını çantada
keklik görüp fazla
asılmadılar.Baktılar ki
pabuç pahalı son dakikalarda
öyle bir asıldılar ki;işi
başından sıkı tutsalar o
maçı farklı
kazanabileceklerini bu kısa
sürede gösterdiler.Ama
bu,aynı zamanda maç içinde
istikrarsızlık da demek olan
iniş çıkışları Efes şimdiye
kadar bize birçok maçta
göstermedi mi?.Yani sezon
boyunca istikrarsız
neticeler alıp, inişli
çıkışlı bir grafik çizerek
herkesin kafasında soru
işaretleri oluşturmadı mı?.
Şimdi,eleştiride sandwich
denen bir teknik
vardır.Kompliman,eleştiri,kompliman..
Her ne kadar olaylara
iyimser pencereden baksak da
bu hiç eleştirmeyeceğiz
anlamına gelmesin,bunu demek
istedim bu tekniği
belirtirken. Panathinaikos
maçını dikkatle izlerken
şunu gördüm ki,Blatt gerek
oyun stratejisi,gerekse
savunma ve hücum taktikleri
olarak,çok iyi hazırlamış
takımı.Savunmada rakibin en
önemli özelliği olan pick
and roll/perde ve devril
ikili oyunlarını,içeri
penetre dışarı pas ile
attıkları üçlükleri,tek tek
bireysel bire birlerini
durdurmak için kendine göre
gerekli önlemleri almış ve
de oyunu soğutup,yavaşlatıp
Efes'e ilk defa kendi
sisteminin dışında bir oyun
oynatarak,yıldızlar
topluluğunu durdurmanın
yollarını bulmuş.
Bunları yaparken de eminim
ki Top 16 eşleşmeleri belli
olduğu andan itibaren bu
konuda çalışmalara başlamış
ve rakiplerinin maçlarını
defalarca seyrederek etüd
edip ekibiyle çok uzun
mütalaalarda
bulunmuştur.Böyle de olması
gerekir zaten.Bu Amerikayı
yeniden keşfetmek demek
değil de,yaptığı
çalışmaların ve aldığı
önlemlerin doğru olduğunun
bir göstergesi sadece.Ancak
bu çalışmaları sadece Avrupa
devlerine karşı değil,Avrupada
ve Beko Basketbol liginde
karşılacakları her takıma
karşı yapması lazım.Yani her
maça ayrı ayrı ama aynı
önemi vermesi lazım.Yoksa
bir kazan bir kaybet,iki
kazan bir kaybet vs.sürüp
gider bu
istikrarsızlık.Neticede bir
de bakmıışsınız ki
ulaşılması planlanan
hedefler çok uzaklarda
kalıvermiş.
Avrupa'nın en iyi 2 numarası
Nicholas'a ayrı bir parantez
açmak lazım Efeste.Fenerde
Avrupa'nın en iyi 1 numarası
Solomon neyse,ne anlam ifade
ediyorsa;Nicholas da Efes
için aynı anlamı ve önemi
taşıyor.Takım zor durumda ve
gerideyken arka arkaya
attığı üçlük,ikilik atışlar
ve asistlerle arkadaşlarını
ateşliyor,mücadele güçlerini
ve dirençlerini artırarak
takımın oyunda kalmasını ve
de kazanacaklarına
inanmalarını sağlıyor.
Kerem gene bir tane üçlük
attı bu maçta.Artık dışarıda
top Kerem'e geldiği zaman ve
de rakibi atamaz diye
kendisini float
ettiğinde,oturduğum yerden
ayağa kalkıyorum,hadi Kerem
yaz bu üçlüğü diyorum.Bi
keresinde duydu herhalde
kalp kulağıyla sesimizi ve
çaktı başarılı üçlüğü.Bunlar
daha da artacak.Devam Kerem
daha en az 5 sene var
önünde. Bu gelişmiş ve
özlediğimiz ideal 4 numara
fundementalini daha da
geliştir ve 3 numara
özelliklerini de cebine at
ve rakiplerini korkutucu bir
3,5 numara ol
sonunda.Herhalde seni seneye
en gelişmiş halinle milli
takımda seyretmeye
doyamayacağız.
Blatt,rakip Nicholas'a
konsantre olduğu anlarda
değişik oyuncuları devreye
sokarak hem herkesi oyunda
sıcak tutmaya çalışıyor,hem
de rakibi şaşırtıyor.Bu
maçta da çok yaptı bunu.Hele
Nicholas'ın top almadan sağ
forvetten sola kat ettiği ve
savunmayı kendine çektiği
bir pozisyonda onun
boşalltığı yere Gregory'nin
katı ve bu kata Penn'in
attığı pasla vurduğu alley
hoop smaç haftanın en güzel
hareketi olacaktır sanırım.
Yine Blatt,derin bir
coaching örneği
sergileyerek,Nicholas'ı
dinlendirmek veya belki de
rakibi şaşırtmak için en
verimli olduğu anlarda bile
kenara aldığında,ve de üç
kısa point guard ile hızlı
hücum düşüncesi ile
oynadığında da hızlı hücum
olmaz ise,yani bu kısaların
artık oyunda avantajları
kalmayıp da sete set
kalındığında bu sefer
içeriden Ermal ve Hutson ile
oynuyor ve böylece,her zaman
oyunda takımın en kuvvetli
taraflarını kullanmaya özen
gösteriyor.Takdire şayan
coaching incelikleri bunlar.
Neticede Efes,aynı Fener
gibi," Bu Efes'ten çok şey
beklenir ama herşey de
beklenir " tespitimize uygun
hareket ederek,bizde Final
Four inancını ve ümidini de
yerleştiriyor. Hadi
hayırlısı.
14.02.2008
|