Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


 

 

 SÜRPRİZ İSİMLER VE SÜRPRİZ ÇIKIŞLAR

   NBA başlayalı tam 1 ay oldu. Şu ana kadar geçen süre ile ilgili ortak görüş şu ki; şaşırtıcı bir sezon izliyoruz. Hem de fazlasıyla... Miami, Phoenix gibi takımların sezona kötü başlaması, Atlantik grubunun yerlerde sürünmesi, daha şimdiden Doc Rivers, Terry Stotts gibi başarısız koçların adının çeşitli kovulma dedikoduları içerisinde yer alması, Doğu ile Batı arasındaki güç farkının ilk ay sonunda bariz biçimde ortaya çıkması falan filan... İncelenecek hayli konu var yani bizim açımızdan... Ama bana göre bu çeşitlilik içerisinde takip edilmesi en çok zevk veren şey sene başında çıkış yapacağı öngörülmeyen oyuncuların ortaya koyduğu sürpriz performanslar...

Hadi itiraf edeyim, en başta ben bu adamların bazılarından hiç böyle bir çıkış beklemiyordum.  Örnek vermek gerekirse listenin ilk sıralarında kendilerine yer bulan Monta Ellis ve Andre Biedrins beni en çok şaşırtan adamlar... Golden State Warriors’ın başına yaz aylarında Don Nelson’ın geçeceği açıklandığında bu takımın sınıf atlayacağını en azından Mike Montgomery’nin sıkıcı sisteminden eser kalmayacağını az çok tahmin etmiştim. ancak hemen hemen her oyuncunun kariyerinin zirve yapa

cağı, Matt Barnes, Monta Ellis, Andris Biedrins gibi daha önce şans verilmemiş oyuncuların bir anda çıkıp akıl almaz performanslar sergileyeceği aklımın ucundan dahi geçmezdi. Herneyse... Konuyu dağıtmadan bakalım ilk ay itibariyle hangi oyuncular beklentilerin üzerine çıkarak taraftarlarının yüzünü güldürmüş?

1. Andris Biedrins: Tim Duncan’a karşı ortaya koyduğu 18 sayı 15 ribauntluk performans bile bu 2.11’lik Letonyalı uzunun ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu görmemiz için yeterli... Ancak onu esas değerli kılan şey, sezon başından bu yana yakaladığı istikrarlı performans ve ortaya koyduğu mücadele azmi... Şu anda belki Golden State hücumunun temel taşlarından biri değil ancak ribauntlara yaptığı katkı (Maç başına 9.8 ribaunt) ile Golden State’in playoff için verdiği mücadelede çok önemli görevler üstlendiği gerçek. Bravo Andris, seni 1 numaraya alıyoruz.

2. Kevin Martin: Tahmin etmeliydim... Yazın Geoff Petrie, Bonzi Wells’in gidişine ses çıkarmadığında birilerine güvendiği belliydi. O birileri de eski Philadelphia’lı, ‘Daimi Yaz Ligi Süperstarı’ John Salmons değildi elbette... Kevin Martin’di. Josh Childress ve Shawn Marion’dan sonra NBA’deki en kötü şut stiline sahip üçüncü oyuncu ama bu sanırım Kevin’in büyüleyici oyunundaki küçük bir detay... Şutu elinden çıkardığı anda hiç girmeyecekmiş hissine sahip oluyorsunuz ancak Kevin her seferinde sizi yanıltmayı başarıyor. Maç başına 23.2 sayı atıyor, ama esas önemlisi bunu %52’lik bir saha içi isabetiyle yapıyor olması... Ne diyelim NBA yeni K-Mart’ını buldu, hayırlı olsun.

3. Monta Ellis: Hazırlık döneminde yakaladığı güzel performansla ‘Geliyorum’ demişti ama bu denli sıkı bir oyun ortaya koyması herkes için şaşırtıcı...Şu anda Golden State’in en önemli ikinci skoreri ve en çok gelişme gösteren oyuncu ödülü için Kevin Martin’le çekişecek gibi görünüyor. Öte yandan, Leandro Barbosa’nın üzerinden vurduğu smacı da kesinlikle izleyin, ne kadar atletik bir adam olduğunu anlayacaksınız.

4. Luke Walton: Walton’ın ne kadar iyi bir pasör olduğunu ve Phil Jackson’ın üçgen hücumunda da verimini arttırıp takıma büyük faydalar sağladığını biliyorduk ancak onun bu denli önem kazanıp ilk beşe yerleşmesindeki en önemli faktör şut yüzdesindeki beklenmeyen çıkış... %64.7’lik üçlük yüzdesiyle bu alanda lig birincisi, ayrıca %52.2’lik saha içi isabetide harikulade... 12.4 sayılık performansıyla da Kobe ve Odom’dan sonra Lakers hücumlarına fazladan bir opsiyon eklemiş durumda... Bu sevindirici bir gelişme olabilir Lakers için, yalnız Radmanovic için değil. Benche çakılmak pek hoşuna gitmiyor olmalı...

5. JR Smith: Denver senelerdir aradığı iki numarayı sonunda bulmuş gibi... Sizce de öyle değil mi? Hep bahsedilir, durulurdu Carmelo’ya ikinci bir skorerin yardımcı olması gerektiğinden... Bu katkının da yazın bozuk para gibi sağdan sola savrulan JR Smith’den gelmesi çok enteresan.. Smith sezona muazzam başladı. Hala bazı istikrar sorunları yaşıyor ama bunları atlatabilecek kalibrede bir adam olduğunu gösterdi. Hem uyusuzluğuyla tanınan koç George Karl’la arasında en ufak bir sorun dahi yaşamadı şu ana dek... Umarım ilerleyen günlerde de yaşamaz da bizde oyununu bol bol izleme fırsatı buluruz.

6. Emeka Okafor: Sanki görüşmeyeli uzun zaman olmuş gibi...Yılın çaylağı ödülünü aldığı 04-05 sezonundan sonra sakatlıklarında etkisiyle geçen sezon 56 maç kaçırmıştı ve kendisiyle aynı yıl seçilen Dwight Howard’ın mükemmel performansı sonrasında ikinci plana atılmıştı. Ancak şimdi güzel bir geri dönüşle kendini tekrar kanıtladı ve onu unutanlara sıkı bir mesaj verdi... Belki yine Howard kadar iyi değil ancak 16.9 sayı 10.9 ribaunt 3.2 blok ortalamalarıyla Charlotte’a bütük katkı sağladığı ortada...

7. Andrew Bynum: Lakers kadrosuna bu yıl sihirli bir değnek değmiş gibi... Sahaya çıkan her oyuncudan – Adı Sasha Vujacic olanlar dışında- maksimum verim alıyorlar. Lamar Odom, Luke Walton, Maurice Evans, Jordan Farmar ve son olarak da Andrew Bynum... Bynum geçen sezonu çokça yedek olarak geçirmişti. Phil Jackson’ın gençlere fazla süre vermeyi seven bir koç olmamasıda bunda başlıca etkendi. Ancak bu sezon açılış maçı olan Phoenix karşılaşmasından beri elinden gelenin en iyisini sahaya koyan bir Bynum görüyoruz. Sahada varını yoğunu ortaya koyan, ribauntlara müthiş katkı sağlayan, alçak post oyununu yavaş yavaş öğrenmekte olan bir uzun profili çiziyor bizlere ilk ay itibariyle...Oyunundaki değişimde  Kareem Abdul-Jabbar ile birlikte yaptığı özel çalışmalarında payı olduğu kesin... Son maçlarda performansı biraz düşsede 19 yaşındaki bu genç oyuncunun gelişimini izlemek gerçekten heyecan verici...

8. Matt Barnes: NBA’de oynadığı 5 sezon içerisinde 5 takım değiştiren ve bir türlü aradığını bulamayan Barnes için işler sonunda yolunda gitmeye başlamış gibi. Tabi öyle bir yıldız seviyesinde falan oynadığı yok. Bunu baştan belirtmem gerek. 6.3 sayı 2.7 asist gibi mütevazı istatistiklere sahip ama onun asıl değerini yükselten bazı önemli maçlarda ortaya koyduğu kritik performanslar... Utah’ı 91-78 yenip galibiyet serilerine son verdikleri maçta 29 dakikada 24 sayı, 7 ribaunt yapması ya da San Antonio’yu deplasmanda yendikleri maçta ortaya koyduğu 13 sayı, 7 ribaunt, 6 asistlik performans onun bu takım için nasıl önemli oyuncu olduğunun göstergeleri... Şimdi Barnes’ın yapması gereken bu performansını arttırmak ve bu sayede daha fazla dakika almak olmalı...

 

 

03.12.2006

İnan ÖZDEMİR

E-mail: inanozdemir@gencbasket.com

 


ARŞİV

24.09.2006    TORONTO'DA COLANGELO ETKİSİ

16.08.2006    JAPONYA SEFERİ

29.07.2006    TURNUVA NOTLARI - 2

20.07.2006    TURNUVA NOTLARI - 1

22.06.2006    KOMEDİ VE TRAJEDİ

17.05.2006    MVP YALANI

04.02.2006    KOBE ETKİSİ

15.01.2006    YIKILAMAYAN DUVAR

16.08.2005    SERİYİ ÇEVİREN ADAM ROBERT HORRY

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.