|
cağı, Matt Barnes, Monta
Ellis, Andris Biedrins gibi
daha önce şans verilmemiş
oyuncuların bir anda çıkıp
akıl almaz performanslar
sergileyeceği aklımın
ucundan dahi geçmezdi.
Herneyse... Konuyu
dağıtmadan bakalım ilk ay
itibariyle hangi oyuncular
beklentilerin üzerine
çıkarak taraftarlarının
yüzünü güldürmüş?
1. Andris Biedrins:
Tim Duncan’a karşı ortaya
koyduğu 18 sayı 15
ribauntluk performans bile
bu 2.11’lik Letonyalı uzunun
ne kadar yetenekli bir
oyuncu olduğunu görmemiz
için yeterli... Ancak onu
esas değerli kılan şey,
sezon başından bu yana
yakaladığı istikrarlı
performans ve ortaya koyduğu
mücadele azmi... Şu anda
belki Golden State hücumunun
temel taşlarından biri değil
ancak ribauntlara yaptığı
katkı (Maç başına 9.8
ribaunt) ile Golden State’in
playoff için verdiği
mücadelede çok önemli
görevler üstlendiği gerçek.
Bravo Andris, seni 1
numaraya alıyoruz.
2. Kevin Martin:
Tahmin etmeliydim... Yazın
Geoff Petrie, Bonzi Wells’in
gidişine ses çıkarmadığında
birilerine güvendiği
belliydi. O birileri de eski
Philadelphia’lı, ‘Daimi Yaz
Ligi Süperstarı’ John
Salmons değildi elbette...
Kevin Martin’di. Josh
Childress ve Shawn
Marion’dan sonra NBA’deki en
kötü şut stiline sahip
üçüncü oyuncu ama bu sanırım
Kevin’in büyüleyici
oyunundaki küçük bir
detay... Şutu elinden
çıkardığı anda hiç
girmeyecekmiş hissine sahip
oluyorsunuz ancak Kevin her
seferinde sizi yanıltmayı
başarıyor. Maç başına 23.2
sayı atıyor, ama esas
önemlisi bunu %52’lik bir
saha içi isabetiyle yapıyor
olması... Ne diyelim NBA
yeni K-Mart’ını buldu,
hayırlı olsun.
3. Monta Ellis:
Hazırlık döneminde
yakaladığı güzel
performansla ‘Geliyorum’
demişti ama bu denli sıkı
bir oyun ortaya koyması
herkes için şaşırtıcı...Şu
anda Golden State’in en
önemli ikinci skoreri ve en
çok gelişme gösteren oyuncu
ödülü için Kevin Martin’le
çekişecek gibi görünüyor.
Öte yandan, Leandro
Barbosa’nın üzerinden
vurduğu smacı da kesinlikle
izleyin, ne kadar atletik
bir adam olduğunu
anlayacaksınız.
4. Luke Walton:
Walton’ın ne kadar iyi bir
pasör olduğunu ve Phil
Jackson’ın üçgen hücumunda
da verimini arttırıp takıma
büyük faydalar sağladığını
biliyorduk ancak onun bu
denli önem kazanıp ilk beşe
yerleşmesindeki en önemli
faktör şut yüzdesindeki
beklenmeyen çıkış...
%64.7’lik üçlük yüzdesiyle
bu alanda lig birincisi,
ayrıca %52.2’lik saha içi
isabetide harikulade... 12.4
sayılık performansıyla da
Kobe ve Odom’dan sonra
Lakers hücumlarına fazladan
bir opsiyon eklemiş
durumda... Bu sevindirici
bir gelişme olabilir Lakers
için, yalnız Radmanovic için
değil. Benche çakılmak pek
hoşuna gitmiyor olmalı...
5. JR Smith: Denver
senelerdir aradığı iki
numarayı sonunda bulmuş
gibi... Sizce de öyle değil
mi? Hep bahsedilir,
durulurdu Carmelo’ya ikinci
bir skorerin yardımcı olması
gerektiğinden... Bu katkının
da yazın bozuk para gibi
sağdan sola savrulan JR
Smith’den gelmesi çok
enteresan.. Smith sezona
muazzam başladı. Hala bazı
istikrar sorunları yaşıyor
ama bunları atlatabilecek
kalibrede bir adam olduğunu
gösterdi. Hem uyusuzluğuyla
tanınan koç George Karl’la
arasında en ufak bir sorun
dahi yaşamadı şu ana dek...
Umarım ilerleyen günlerde de
yaşamaz da bizde oyununu bol
bol izleme fırsatı buluruz.
6. Emeka Okafor:
Sanki görüşmeyeli uzun zaman
olmuş gibi...Yılın çaylağı
ödülünü aldığı 04-05
sezonundan sonra
sakatlıklarında etkisiyle
geçen sezon 56 maç
kaçırmıştı ve kendisiyle
aynı yıl seçilen Dwight
Howard’ın mükemmel
performansı sonrasında
ikinci plana atılmıştı.
Ancak şimdi güzel bir geri
dönüşle kendini tekrar
kanıtladı ve onu unutanlara
sıkı bir mesaj verdi...
Belki yine Howard kadar iyi
değil ancak 16.9 sayı 10.9
ribaunt 3.2 blok
ortalamalarıyla Charlotte’a
bütük katkı sağladığı
ortada...
7. Andrew Bynum:
Lakers kadrosuna bu yıl
sihirli bir değnek değmiş
gibi... Sahaya çıkan her
oyuncudan – Adı Sasha
Vujacic olanlar dışında-
maksimum verim alıyorlar.
Lamar Odom, Luke Walton,
Maurice Evans, Jordan Farmar
ve son olarak da Andrew
Bynum... Bynum geçen sezonu
çokça yedek olarak
geçirmişti. Phil Jackson’ın
gençlere fazla süre vermeyi
seven bir koç olmamasıda
bunda başlıca etkendi. Ancak
bu sezon açılış maçı olan
Phoenix karşılaşmasından
beri elinden gelenin en
iyisini sahaya koyan bir
Bynum görüyoruz. Sahada
varını yoğunu ortaya koyan,
ribauntlara müthiş katkı
sağlayan, alçak post oyununu
yavaş yavaş öğrenmekte olan
bir uzun profili çiziyor
bizlere ilk ay
itibariyle...Oyunundaki
değişimde Kareem Abdul-Jabbar
ile birlikte yaptığı özel
çalışmalarında payı olduğu
kesin... Son maçlarda
performansı biraz düşsede 19
yaşındaki bu genç oyuncunun
gelişimini izlemek gerçekten
heyecan verici...
8. Matt Barnes:
NBA’de oynadığı 5 sezon
içerisinde 5 takım
değiştiren ve bir türlü
aradığını bulamayan Barnes
için işler sonunda yolunda
gitmeye başlamış gibi. Tabi
öyle bir yıldız seviyesinde
falan oynadığı yok. Bunu
baştan belirtmem gerek. 6.3
sayı 2.7 asist gibi mütevazı
istatistiklere sahip ama
onun asıl değerini yükselten
bazı önemli maçlarda ortaya
koyduğu kritik
performanslar... Utah’ı
91-78 yenip galibiyet
serilerine son verdikleri
maçta 29 dakikada 24 sayı, 7
ribaunt yapması ya da San
Antonio’yu deplasmanda
yendikleri maçta ortaya
koyduğu 13 sayı, 7 ribaunt,
6 asistlik performans onun
bu takım için nasıl önemli
oyuncu olduğunun
göstergeleri... Şimdi
Barnes’ın yapması gereken bu
performansını arttırmak ve
bu sayede daha fazla dakika
almak olmalı... |