|
Çünkü şu ana kadar
kullandığı 14 üçlükte sadece
3 isabet buldu. Tabi daha bu
adam 20 yaşında ve bunun da
üstesinden gelebeilecek
karaktere sahip ... Bakalım
Milosevic beni haklı
çıkartıp büyük bir guard
olacak mı?
Mantas Kalnietis:
Madem ki yazıya bir guardla
başladık, öyle de devam
edelim. Kalnietis de yeni
nesil guardlar arasında çok
özel bir yere sahip... Bir
çok konuda bize Milosevic'i
hatırlatıyor. Çok hızlı ve
bu özelliği sayesinde
rakiplerini çok rahat ekarte
edebiliyor. Ayrıca çok
atletik ve bize şu ana kadar
muhteşem smaçlar izletti. Az
önce Milosevic'e çok
benziyor demiştim, gerçekten
de öyle... Sorunları bile
aynı... Kalnietis'de
üçlüklerden yana bayağı
dertli... Aslında ilk iki
maçta bu konuda da iyi bir
izlenim vermişti ama son iki
maçta bu konuda ortaya
koyduğu kötü performansı
bizlere sınıfta kaldığını
gösterdi. 12 atışta 2
isabet... Gerçekten bayağı
kötü... Bir guard bence en
azından ortalama br dış
şutör olmalı...Onunda
geliştirmesi gerekiyor.
Çünkü birçok maçın kritik
anlarında buna çok ihtiyacı
olacaktır. Kalnietis bu
kadar iyi özelliğinin
yanında dış şutlarınıda
geliştirirse Litvanya
basketbolunun guard bölgesi
Jasikevicius'dan sonrada
ehil ellere emanet edilmiş
olur.
Hakan Demirel:
Hakan'ı buraya koymamın
nedeni asla bu turnuvadaki
performansı değil. Zaten
beni biraz bayağı hayal
kırıklığına uğrattı bu
turnuvada... Ancak onu
kariyerinin başından beri az
çok seyreden biri olarak
onun bu yazıda bahsedilmeyi
hakeden bir oyuncu olduğuna
inanıyorum. Hakan bu
turnuvada belki abartılacak
derecede kötü oynamadı, Ümit
Milli Takımızı yine az çok
yönetti. Ama bence liderlik
özelliğini sahaya hiç
yansıtamadı. Özellikle de
kendine olan güvenini
kaybettiğini rahatlıkla
görebiliyoruz. Benim yinede
umudum var, Hakan hala
kendine gelebilir ve ileride
hem A milli takımın hem de
Fenerbahçe'nin değişmez
oyuncusu olabilir. İnanın
onda bu potansiyel var.
Mantyas Pocius:
Pocius'un eğer biraz şansı
olabilseydi bizden önce
Amerikan basının gündemine
düşerdi. Ama çok şanssız bir
oyuncu. NCAA'lerde Duke
forması giyen Pocius, süper
şutör JJ Reddick'in
arkasında kalmıştı geçen
yıl... İşte bu yüzden
şanssız diyorum ona. Çünkü
JJ Reddick bir Duke efsanesi
haline geldi, kısa zamanda
büyük bir taraftar desteğine
sahip oldu. Ancak Reddick bu
sene draftta 11. sıradan
Orlando tarafından seçilince
meydan şimdiden Pocius'a
kalmış gibi görünüyor.
Pocius Avrupa Ümitler
Şampiyonasında çıkış yapan
oyunculardan biri. Çok iyi
bir şutör öncelikle... Dış
şut konusunda
güvenilebilecek bir isim.
Zaten Kalnietis'le birlikte
Litvanya'nın en önemli ismi.
32 sayı attığı Bulgaristan
maçında tam bir şölen
yaşattı İzmir'li
basketbolseverlere. Şimdi
sıra geldi Amerikan
basketbolseverlere. Ne yani
yapamayacağını mı
düşünüyorsunuz?
Cenk Akyol:
Ümit Milli Takımımızın en
önemli oyuncularından Cenk
Akyol turnuvanın en çok
tartışılan oyuncularından
biri... Onun hakkından çok
büyük soru işaretleri var.
Şımarık bir oyuncu mu yoksa
değil mi? Peki acaba bencil
bir oyuncu mu ? Sorular,
sorular, sorular... En iyisi
görüşümü baştan belirteyim.
Ben Cenk'in bencil veya
şımarık bir oyuncu olduğuna
inanmıyorum. Ama bütün
şanssızlıklar turnuva
boyunca onun başına geldi.
Kendini göstermeye çalıştı,
bazı maçlarda çok iyi oynadı
arkadaşlarına da çok
yardımcı oldu ama bazen
durumu abarttı, üstüste
hücumlarda sürekli topları o
kullandı ve bu onun bencil
bir oyuncu olarak
görülmesine neden oldu. Tabi
bunda onun da suçu var.
Şutunun girmediği zamanlarda
bu konuda ısrar etmemeli,
kendine hücumda bazı
alternatifler yaratmalı...
Bu onun çok yararına
olacaktır. Onun dışında
bence çok yetenekli veeğer
giderse NBA'de ileriki
yılarda iş yapabilir.
Souarata Cissé:
Fransa'da gerçekten çok
önemli bir nesil yetişiyor.
Çok atletik oyuncuları var,
iyi şutörlere sahipler,
hızlı guardları, sağlam
uzunları var. Ama bu
topluluğu zirveye çıkartan,
her oyuncunun değerinin
artmasını sağlayan oyuncu
Souarata Cissé... Cissé çok
özel bir oyuncu. Takımının
her konuda en önemli
oyuncularından biri. Üçlük
atabiliyor hem de çok iyi
bir yüzdeyle. Ayrıca çok
atletik bir adam ve
inanılmaz smaçlar
basabiliyor. Benim Fransa'da
en beğendiğim oyuncu. Tabi
sadece ben değil herkes
ondan bahsediyor. NBA
radarlarına çoktan girmiş
durumda. Fransa yeni
yıldızını buldu. Ne diyelim,
hayırlı olsun!
Ersan İlyasova:
Milli takımızın lideri
Ersan'ın olmadığı bir
turnuva yazısı saçma olurdu
zaten. Başta onun azmini
alkışlamalıyız. Geçirdiği
byük sakatlıklar sonrası bu
denli önemli bir seviyeye
gelmesi bile takdire değer.
İnanılmaz oynuyor gerçekten
ama onu yakından tanıyanlar,
altyapıdan beri takip
edenler bu performansını
yeterli bulmuyor. Çünkü
Ersan dikkat ederseniz
içeriye girmekten çoğunlukla
imtina ediyor. Dış şuta
dayalı bir oyun sergiliyor.
Ama bu bence çok normal.
Çünkü daha çok genç yaşta
sakatlıklar onu basketboldan
bayağı uzak tuttu. Tabi bu
durumdan psikolojik olarak
derinden etkilendi. Ama
tekrar yavaş yavaş düzeliyor
ve bence basketbol dünyası
büyük bir yıldız kazanıyor.
Ersan eğer biraz içeriden
oyunun geliştirirse ileride
tutulamaz gibi geliyor.
Sizce de öyle değil mi?
Ntousan Sakota:
Yunanistan Baskebolunun
gelecek yıllardaki en büyük
yıldızı olan Sakota üç
posizyonda birden
oynayabilen komple bir
oyuncu. Boyu 2.09 ama çok
atletik. Aynı zamanda süper
bir şutör. 20.5 sayı 6.3
ribaund ortalamları zaten
her şeyi çok iyi özetliyor.
Sakota çok olgun bir
basketbolcu ayrıca
Milosevic'le güzel ikili
oyunlarda oynayabiliyor.
Takımıda zaten bu ikili
taşıyor. Sakota'yı izlemek
insana gerçekten çok zevk
veriyor. En azından bana...
Jose Angel Antelo:
İspanya'nın gruptan
çıkamaması herhalde bu
turnuvanın en önemli
sürprizlerinden biri oldu.
Bana göre öyle... Her ne
kadar Sergio Rodriguez gibi
önemli bir oyuncularından
yoksun olsalarda yinede ilk
turda gruptan çıkamayıp
klasman maçlarına kalmaları
büyük bir hayal kırıklığı
oldu onlar için. Ancak
İspanyolları mutlu eden tek
bir oyuncu var. O da Jose
Angel Antello... Bir pivot
olmasına rağmen yumuşak
bileği ona büyük bir avantaj
sağlıyor. Ribaundlarda boy
dezavantajına rağmen yinede
fena değil. İlk maçlardan
beri her yönüyle İspanya'nın
tek ayakta kalan ismiydi.
Bravo doğrusu.
Oguz Savaş:
Tamam tamam biraz
bizimkilere torpil yaptım
kabul ediyorum ama bazı
oyuncularda beni çok
etkiledi. Oğuz da bu
oyunculardan biri. Bu sene
Ülker'de süre bulduğu
dakikalarda çok iyi bir
izlenim vermişti ama doğrusu
bu derece gelişmesini
beklemiyordum. Hüseyin'den
beri bekldiğimiz gerçek bir
pivotu bulduk galiba. Oğuz
böyle giderse ileride kimse
tutamaz onu...
Nikola Dragovic:
Sırbistan Karadağ turnuva
başından beri bizle birlikte
en büyük şampiyon adayı
olarak gösteriliyordu.
Oynadıkları oyunla da bunu
en iyi şekilde
gösteriyorlar. Çok komple
bir takım öncelikle.
Savunmaları ve hücümları çok
iyi. Ve Dragovic gibi süper
bir oyuncuya sahipler . 2.03
boyundaki Dragovic iyi bir
şutör ve takımının lideri.
Gerçekten Sırpların en
önemli kozlarından biri.
Eğer bizle eşleşirlerse
Ersan'la onun mücadelesini
dört gözle bekliyorum.
İşte benim gözüme çarpan
yıldız adayları bunlar. Bir
sonraki yazıda Ümit Milli
Takımızın turnuva
performansına değineceğim.
Görüşmek üzere, hoşçakalın... |