Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


 

 

 YIKILAMAYAN DUVAR

   Takvim yaprakları 2 Mart 1962’ yi gösteriyordu ve Amerika’nın “Çikolata Şehri” olarak bilinen Hershey'de deyim yerindeyse yaprak kımıldamıyordu. Şehirde insanlar her gün yaptıkları şeyleri rutin bir tempoda sürdürmeye çalışıyorlardı. O gün şehre NBA’de şampiyonluğun en büyük favorilerinden olan  Philadelphia Warriors takımı gelmişti ama bu Hershey şehri sakinleri için pek bir anlam  ifade etmiyordu...

Çünkü birçok kişi işlerini çabucak bitirip Philadelphia Eagles ve Balthimore Colts arasındaki Amerikan futbolu maçına gitmeyi istiyordu. Bu arada şehre gelen Warriors oyuncuları da ilgisizlikten dolayı şaşkındı, fakat bunu fazla da önemsemiyorlardı. Takım otobüsünden inerken akıllarındaki tek şey akşamki maçtı. Bu sırada otobüsten inen bir adamın yorgunluğu da gözlerden kaçmamıştı. Bu adam az sonra rekorlarla alay edecek olan 2.16’lık Wilt Chamberlain’di. O sezon Wilt  olağanüstü performanslar sergileyip takımını taşıyordu. Her maç yaklaşık olarak 50 sayı atıp 20-25 de ribaund alıyordu. Bu süper performansını bir şampiyonlukla taçlandırmak da en önemli isteğiydi.

 


Canlarına  Oku Onların!

Wilt Chamberlain belki o sezon mükemmel performanslar gösteriyordu, lakin bugün iyi bir performans gösteremeyeceğini düşünüyordu. Çünkü dün bir toplantı için özel izinle New York’a gitmişti. Uykusuz  geçen saatler sonrasında takım otobüsüne zor yetişmişti ve bu da muhakkak ki performansını olumsuz yönde etkileyecekti. Ancak maç başlamadan beş dakika önce soyunma odasına inanılmaz bir sinirle giren koç Frank McGuire Wilt’in önüne bir iki gazete attı ve “Canlarına oku bu züppelerin” dedi. Frank McGuire’ı sinirlendiren ve az sonra Wilt’in bütün yorgunluğunu unutup bir boğa gibi güçlenmesine neden olan şey ise gazetede Wilt ile ilgili çıkan haberlerdi. Bu haberlerde New Yorklu oyuncular Wilt için “ Kısıtlı yetenekleri olan, koşamayan fazla abartılmış bir oyuncu” sözcüklerini sarf etmişlerdi. Bu sözlerden sonra Wilt parkeye adım atıp seyircilere baktığında bugün burada acayip şeylerin olacağı bir kaplan gibi bakan gözlerinden belli oluyordu.

Ve Maç Başlıyor

Bütün bu olanlar Wilt’i ateşledi ve bunun sonucunda Wilt maça fırtına gibi başladı. Wilt ilk dakikalarda inanılmaz bir tempoyla takımını sırtlayarak ilk çeyreği 42-26 önde kapatmalarına neden oldu. Ve bu süre zarfında rakip potaya 23 sayı bıraktı.Wilt delirmiş gibi sayı atıyordu. İlk çeyreğin sonunda anlaşılmıştı ki değil Wilt’i tutmak onu yavaşlatabilecek bir oyuncu bile yoktu. Takımın pivotu Phil Jordan sakatlığı nedeniyle oynayamamıştı onun yerine 22 yaşındaki Darel Imhoff oynuyordu. Imhoff’un o gece Wilt karşısında şansı olması için küçük çaplı bir mucize gerekiyordu ve ne yazık ki o mucize de gerçekleşmeyecekti. İlk çeyreği fırtına gibi geçiren Wilt hız kesmeden devam ediyordu. İlk yarıda 41 sayı atarak New York ile adeta dalga geçti. Devre arasında  Wilt oldukça rahat ve sakin bir biçimde ikinci yarıyı bekliyordu. Bizim için her ne kadar mucize gibi görünsede Wilt için gayet normal bir şeydi ve 41 sayı onu kesmemişti. Daha fazla atıp rakip takımı daha fazla ezmek istiyordu.

Rekora Doğru Taraftarlar Coşuyor

İkinci yarı başlamadan önce New York Knicks koçu Eddie Donovan Wilt’i savunma görevini, yedeğin yedeği olan Cleveland Buckner’a vermişti. Çünkü böyle bir Wilt fırtınasını beklemiyordu ve Buckner son çareydi. Ama artık Wilt otomatiğe bağlamıştı ve onu tutması için New York’a beş-altı tane Buckner gerekiyordu. İkinci yarının hemen başlarında Wilt 50. sayısına ulaştı ve ne yazık ki durmaya niyeti yoktu. Stadyumda hoparlörden Wilt’in 50. sayıya ulaştığı duyuruldu ve o anda bütün stat hep bir ağızdan “Wilt Wilt Wilt!”  diye bağırmaya başladı. Seyirciler coştukça Wilt de resitaline devam ediyordu. 3. çeyreğin sonuna gelindiğinde Wilt’in skor hanesinde 69 rakamı çarpıcı bir biçimde duruyordu ve Wilt’in hız kesmeye hiç niyeti yoktu. Bundan önceki rekoru olan 79’u da geçtiğinde artık kimse maçla ilgilenmiyordu. Herkesin tek yaptığı şey Wilt’i takip etmekti. Seyircilerin çoğu “Topu Wilt’e verin” , “Haydi Wilt haydi” diye bağırıyordu.

 

New Yorklu oyuncular ise tamamiyle demoralize olmuş, sahada hayalet gibi dolaşıyorlardı.Bu arada içindeki kini sahaya boşaltmaya devam eden Wilt beş dakika kala 89. sayısını attı. Knicks koçu Eddie Donovan gözlerini kapatmış üzüntüden maça bakamazken Wilt 94. sayısını kaydetti. 96. sayısını bir Jump- Shot’dan, 98. sayısını ise bomboş bir turnikeden bulan Wilt 100. sayıyı istiyordu. Maçın son dakikasında New York bir hızlı hücumdan boş döndü ve ribaundu alan Joe Ruklich topu Wilt’e uzattı. Topu aldığı anda Wilt şutu attı ama top potadan döndü. Ribaundu alan Wilt topu Ruklich’e verdi. Topu biraz elinde tutan Ruklich Wilt’in pozisyon almasını bekledi ardından güzel bir pas attı ve Wilt de bu güzel pası smaçla sonlandırarak 100. sayısını kaydetti. O anda çılgına dönen  seyirciler sahaya daldı ve Wilt’i omuzlarına aldı.

Wilt bambaşka bir adamdı, NBA’in ilk süper starlarındandı.Bill Russell’la çekişmeleri bugün yeni versiyonlarını gördüğümüz mücadelelerin atasıydı. Belki Bill onu şampiyonluk sayısı bakımından geçmişti ama her zaman bireysel performanslar açısından Wilt bir adım öndeydi.                                                                                          

Bugün Wilt’in rekorunu gören birçok kişi Wilt’in oynadığı zamandaki savunmaların çok kötü olduğunu, Wilt’in bu sayede bu erişilmez rekoru kırdığını söyleyenlere tarih biliminin kuralları içinde bu olaya bakmalarını ve bu olayı bugüne göre değil de o günün şartlarına göre değerlendirmelerini rica ediyorum. Ayrıca biz ne dersek diyelim Wilt’in 100 sayı atarak inşa ettiği bu duvarı bugün geçebilecek bir sayı makinesi  bugün NBA’de yok. 

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…Hoşçakalın…

15.01.2006

E-mail: inanozdemir@gencbasket.com

 


ARŞİV

16.08.2005    SERİYİ ÇEVİREN ADAM ROBERT HORRY

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.