Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


 

 

 SIFIRIN BÜYÜSÜ

   Gilbert Arenas’ın hayatımıza girişi hiç de yavaş olmadı. Hızlıydı bile. Geçen sezon gösterdiği tek kişilik şovlar superstarlık yolunda önemli adımlar attığının ipuçlarını veriyordu bizlere ama bu seneki oyunu gerçekten çok sarsıcı. Cleveland ile oynadıkları playoff serisinde hakemlerin de rakibe hediye ettiği düdükler sonucu elenmeleri belki de ona duyulan sempatinin tavan yapmasına neden olmuştu.

Popüler çocuk oldu ilk kez o dönemlerde Arenas. Ünlü bestekar, güftekar, düşünür, bale koregrafı Cem Uzan’ın da dediği gibi ‘’Ezilenler iktidar olacaktı’’ NBA’de. Arenas da oldu, hem de kendini ‘’Ayrıcalıklı İnsanlar Kulübünün’’ bir üyesi yapacak kadar...

Hayat hiç bir zaman kolay olmadı Arenas için. Bu noktaya gelirken yaşadığı zorluklar, aşağılanmalar, alaylar onun vücunda adeta kamçılayıcı bir etki yarattı. Lise, üniversite, NBA’deki ilk yılları...Her zaman, ne koşulda olursa olsun, yaşadığı olumsuz durumları pozitife çevirmeyi başarması sayesinde belki bugün bu övgülerin sahibi oluyor. Kötüsün dediler, NBA’e gidersen 0 (yazıyla sıfır, rakamla sıfır, her durumda sıfır) sayı ortalamayla oynayacaksın. Arenas ne yaptı peki takmadı mı bunu? Yok hayır, taktı hem de forma numarasını 0 (yine yazıyla sıfır) yapacak kadar. Kendisiyle dalga geçebilen adamlara bayılıyorum. Arenas da onlardan biri. Ne demişti o güzel Garden State filmindeki bir sahnede Natalie Portman: ‘’Hayat kendine gülemediğinde daha sıkıcı hale gelir’’ Hakikatten de geliyor. Ama Arenas gelmesine izin vermedi, yapmadı bunu...

Bilirsiniz işte, spor tarihi hep aykırı adamları baştacı etmiştir. Ya da taraftarlar mı desek? Futbolda Robbie Fowler, teniste toprak kort fatihi olan Aç İspanyollar, Stefi Graf ile evlenmeden önceki Andre Agassi, eski Beşiktaş’lı Pascal Nouma, basketbolda Allen Iverson ve niceleri...Bu heriflerin ortak noktası; diğerlerinden farklı yolları/yöntemleri deneyerek varolmak istemeleri ve başarılı olmaya çalışmaları değil mi? Robbie Fowler bugün hala Liverpool forması altında top koşturuyorsa, çoğu maçta 1 dakika bile oynamamasına rağmen taraftarlar tarafından ‘’tanrı’’ diye çağırılıyorsa bunun sebebi her şartta farklı olması ve karakterinden ödün vermeyerek bildiği yoldan gitmesidir. Farklı işte bu adam, ırkçı hareketlere karşı olduğunu belirtmek için bir maça yüzünü siyaha boyamış şekilde çıkacak kadar farklı, kendine ‘’Keş Fowler’’ diyenlere cevaben attığı golden sonra çimlere yatarak kokain çeker gibi yapacak kadar farklı, yerde kaldığı bir pozisyonda lehine penaltı veren hakeme ‘’hayır değildi’’ diyecek kadar farklı...

Arenas’da böyle bir adam. Kaan Kural’ın tabiriyle ‘’Basketbol Psikopatı’’. İnternet sitelerine yazdığı günlüklerde yaptığı ‘’bugün 50 sayı atacağım, rahat kazanacağız’’ türünden iddialı açıklamaları, playoff’larda elendikleri maçın ardından kendisine sadece 1 gün izin verip sonrasında hemen çalışmalara başlaması, kötü oynadığı bir maçın devre arasında soyunma odasında formasıyla birlikte duşa girmesi, ya da her sabah iki köpeğiyle birlikte yaklaşık 10 km. koşması falan filan...Ziyadesiyle ilginç bir adam yani bu. İlginç, çok ilginç. ‘’Bu maçı kazandık, önümüzdeki maçlara bakacağız, benim gol atmam önemli değil, önemli olan takımın galibiyeti, Hıdır abi enfes ortaladı bana dokunmak kaldı’’ tarzı bir jargona alışmış bizlere hayli enteresan geliyor dedikleri...’’Beni milli takımdan uzaklaştırdılar, onların hepsinin takımlarına 50 sayı atacağım’’ diyor mesela bu adam, diyor ya bu bana yeter, gerisi önemli değil.

Kobe Bryant, Lebron James, Dwyane Wade, Allen Iverson gibi isimlerin yanına Gilbert Arenas ismi de yazılıyor son zamanlarda. Saydıklarımın hepsi iyi çocuklar(!), hepsini seviyorum ama Arenas başka. Iverson ne kadar başkaysa Arenas’da o kadar başka. Iverson ne kadar aykırıysa Arenas’da o kadar aykırı. Öyle yani... Hem Ahmet Çakar’ın reklamlarda dediği gibi 5. olursan ilk 5’e girersin ama 6. olursan ilk 10’da sayılırsın. Arenas ilk 5 içinde şu sıralar...

Peki Arenas’ın hataları yok mu? Var tabii ki ama şu aşamada hiç mi hiç umrumda değil. Kusura kalmayın. Satılmış spor basını işte ne olacak! Kazım Kanat’ın Rico paşası, Selim Soydan’ın Alex de Souza’sı ya da Murat Kosova’nın Ermal Kuqo’su varsa benim de Arenas’ım var. Olsun o kadar da. Bana fazla üçlük kullandığından, hırsını dizginleyemediği dönemlerde takımına zarar verdiğinden ya da bencil olduğundan falan bahsetmeyin, Gilbert Arenas zaten hep Gilbert Arenas...

Ne demişti Friedrich Nietzsche o ünlü sözünde? ‘’Beni öldürmeyen şey, daha da güçlü kılar. Bunu bir de Arenas’dan dinlemek lazım. Yaşayan bilir ne de olsa...

 

 

28.03.2007

İnan ÖZDEMİR

E-mail: inanozdemir@gencbasket.com

 


ARŞİV

04.02.2007    NBA'İN RENGİ: HORNETS

03.12.2006    SÜRPRİZ İSİMLER VE SÜRPRİZ ÇIKIŞLAR

24.09.2006    TORONTO'DA COLANGELO ETKİSİ

16.08.2006    JAPONYA SEFERİ

29.07.2006    TURNUVA NOTLARI - 2

20.07.2006    TURNUVA NOTLARI - 1

22.06.2006    KOMEDİ VE TRAJEDİ

17.05.2006    MVP YALANI

04.02.2006    KOBE ETKİSİ

15.01.2006    YIKILAMAYAN DUVAR

16.08.2005    SERİYİ ÇEVİREN ADAM ROBERT HORRY

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.