Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


 

 

DALLAS EVİNDEN AVANTAJLI ÇIKTI

   Merhaba sevgili okurlarımız,

   Lig başladığından beri finalin San Antonıo Spurs ve Detroit pistons’un oynanacağı söyleniyordu. Ancak öyle olmadı! Dallas Spurs’u 4-3 yenerek batı finallerine çıktı, Miami ise Detroit’i doğu finalin de 4-2 devirdi.

İki takımda (Miami-Dallas) tarihinde ilk kez finale kaldı. Miami tarafında endişe vardı çünkü play off’lar boyunca 26,2 sayı ortalamayla oynayan Dwyane Wade yaşadığı hastalık nedeni ile final serisinin ilk maçında oynayamayacağı endişesi vardı. Çünkü Wade son iki antrenmana çıkamamıştı. Ancak Wade maça bir gün kala ağır bir antrenman yaparak bir sonraki gün maça hazırlanarak bir sonraki maça çıkmayı başardı.

1.MAÇ

Miami,Dwyane Wade ve Jason Williams’ın etkili oyunu ile ilk çeyreği  31-23  önde bitirdi

bitirdi. 2. çeyrek hızlı başladı.  Miami tarafında Shaquille O’Neal ve James Posey,Dallas tarafında ise Josh Howard, Jason Terry ikilisi en etkili oyunculardandı. Daha sonra Jason Terry ipleri eline alarak Dallas'ın  10-0'lık bir  seri  yakalamasını sağladı. Böylelikle ilk yarıyı Dallas Nowitzki’nin son saniye basketi ile 46-44 önde bitirdi. İlk yarı bittiğinde Dallas tarafında görüntü şuydu: Dirk Nowitzki etkisiz ancak Jason Terry Nowitzki’nin yapmadığını yapıyordu. Miami tarafında ise Dwyane Wade önemli katkılar yaparak maçı dengede tutmayı başarmıştı. 3. çeyrekte her şey tam tersine döndü Nowitzki devreye girdi. İlk yarıda takıma en büyük katkıyı yapan Jason Terry ise ilk yarıda gösterdiği performanstan bir haber sadece oyunu izlemekle yetindi. Buna rağmen Dallas bu çeyreği de önde bitirdi. Takımlar son çeyreğe 70-68 skorla girdi. Son çeyrekte kendine gelen Jason Terry,Jerry Stackhause ile beraber maçı götürdüler ve maç Dallas maçı 80-90’lık skor ile kazanmayı başardı.

Final serisin ilk maçın kahramanını kime sorsanız eminin cevap Jason Terry olacaktır. Jason karşılaşmada 32 sayı,4 ribaund, 1 asist, 3 top çalma ile oynadı. Ayrıca Terry 9/11 iki sayı,4/7 üç sayı isabeti buldu. Serbest atışlarda ise attığı 2 şutu da sayıya çevirdi. maçın en değerli oyuncusu oldu. Maçın en ilginç anı ise son çeyrekte Jason Terry bom boş smaca giderken havada ilginç hareketler yaparak yere düşmesiydi. Dallas bu maçta yenilseydi, sanırım Terry için pek hayırlı olmazdı. Kritik bir anda kaçırmış olduğu bu boş pozisyon Terry’nin basketbol kariyerinde siyah bir leke olarak kalabilirdi. Serinin en gözde basketbolcuları olan Shaquille O’Neal ve Dirk Nowitzki için ise kötü bir gündü. Nowitzki’nin bu sene ki en kötü maçlarından birini çıkardı. Dirk 16 sayı da kaldı ayrıca 4/14 şut isabeti ile oynadı. Shaquille O’Neal ise maçta zor anlar yaşadı. Dallas takımı Shaq’ı yavaşlatmayı başardı ve Shaq 17 sayıda kaldı. Finaller boyunca en kötü performanslarından birini oynadı. İlk maç tam bir savunma savaşı oldu ve adına yakışır bir final oldu
                                                                       
 2.Maç

 
2 maça avantajlı giren taraf Dallas oldu. Bakım Dallas ilk maçtaki gibi müthiş bir savunma örneği gösterip, Shaquille O’Neal’ı yavaşlata bilecekler miydi? Bu maç’ın önemi şüphesiz ki Miami Heat için çok daha önemli ayrıydı. Miami için Gelecek bir malubiyet Dallas’ın seride 2-0 öne geçmesini sağlayacaktı. Açıkçası bu da Miami’nin işini çok daha zorlaştırırdı.

 Miami maça Shaq’ın hücumuyla başladı. Ancak Dallas takımı Shaq’a faul yaparak ilk maçta 1/9 attığı serbest atış çizgisine gönderdi. O’Neal maçta olacakların önceden sinyalini verircesine 2 serbest atışı da kaçırdı. Dallas Maverıcks ilk çeyrekte değim yerindeyse pota altında etten duvar örmüştü. Shaquille O’Neal potaya arkasını her döndüğünde ya Dallas Shaq’ı durduruyor ya da hakem faul düdüğünü çalıyordu. Miami’nin en güvendiği silahlarından biri olan Shaquille O’Neal maça 0/4 serbest atış ile başladı. İlk çeyrekte Miami için durum pekte iç açıcı gözükmüyordu. Üstelik Dallas Miami den neredeyse 2 katı kadar ribanud almıştı (15/7). Ancak Dallas’ın ciddi bir top kaybı sorunu vardı. Dallas top kaybı sorurun ribaundlarda ki ezici üstünlüğü ile dengeliyordu. 2. çeyreğe Miami hızlı başladı. Alonzo Mourning ve Dwayne Wade’in basketleri ile çeyreğe öne girdi. Dalası’ın top kaybı sorunu 2. çeyrektede sürüyordu. Dwyane Wade’in attığı 4 sayısını da Dallas hücumdayken topu çalarak yaptığı hızlı hücumlarla bulmuştu. Miami 28-23 lük skorla öne geçti. Ancak Dallas dersini iyi çalışmıştı. 9-0’lık bir seri yakalayan Mavericks skoru 32-28’e getirdi. Shaq ise içler acısı bir durumdaydı 2. çeyreğin bitimine 5 dakika kala 2 sayı, 3 ribaunt ile oynuyordu. Dallas iyi savunmasıyla Miami’nin en önemli oyuncularını etkisiz hale getirebiliyordu. Hücumda ise Jason Terry, Dirk Nowitzki ve Josh Howard Dallas’ı sırtlayarak aradaki farkı yavaş yavaş açmaya başladı. Miami adeta dağılmıştı. Dallas Mavericks, Miami potasına ardarda yolladığı üçlükle daha 2. çeyrekten itibaren galibiyete yavaş yavaş yaklaşmaya başlamıştı. Dwayne Wade beklide takımı ona en çok ihtiyaç duyduğu anlarda hiçbir varlık gösteremiyordu. İlk yarı bittiğinde 7 sayı, 3 ribaund, 3 top çalma, 3’te top kaybı ile oynadı. Ayrıca Wade daha ilk yarıda 3 faul ve birde teknik faul yapmıştı. İlk yarı Jerry Stackhause’un muhteşem üçlüğü ile bitti ve Dallas ilk yarıyı 16 sayı fark ile bitirdi. Artık Dalası’ın işi daha kolaydı üstelik Dallas’ın en önemli oyuncularından biri olan Dirk Nowitzki ilk maçtaki kötü performansından çok uzak, 12 sayı, 9 ribaund, 4 asist ile oynuyordu. İlk maçın yıldızı Jason Terry gerek hücumda gerekte savunmada kaldığı yerden devam ediyordu. Dallas’ın kenardan katkısını da Jerry Stackhause karşılıyordu. Yani Dallas’ta her şey yerli yerindeydi. Maçta yerli yerinde olmayan tek bir şey vardı o da Miami idi. Miami dağınık başladığı maça Dallas’ın müthiş basketbolu ile daha çok dağılmıştı. Miami sahada annesini kayıp etmiş bir çocuk gibi ne yapacağını bilemez halde oradan oraya koşturuyordu. Her saniye Miami aleyhine geçiyor. Böyle giderse Miami’nin bu maçtaki şansı çok zor gözüküyordu. Üstelik fark 16 sayıydı.

3. çeyrek Dallas'ın Alman yıldızı Dirk Nowitzki’nin basketi ile başladı. Dallas ilk yarıda kaldığı yerden devam ediyordu. Top ne zaman Shaquille O’Neal atılsa ya arkasında hemen iki oyuncu bitiyor ya da o top Shaq’a hiç gitmiyordu. Miami bitime 7:05 dakika kala Miami mola aldı. Shaq ve Wade bu ana kadar oyunda hiçbir varlık gösteremiyordu. Üstelik Kötü oyunları her geçen saniye bir çığ gibi büyüyordu. İkisinin attığı sayıların toplamı 12 idi. Bu ayrı ayrı ikisinin de istatistiklerinin çok altındaydı. Bu bir çığ gibi büyümeye devam etti. Miami’nin üst üste üçlüklerine karşı; Dallas, Jason Terry,  Dirk Nowitzki, Josh Howard ve Jerry Stackhause  ile maçı koparttı. 3. çeyrek Jerry Stackhause’un üçlüğü ile bitti. Son çeyreğe girildiğinde artık Miami için büyük çapta bir mucize gerekiyordu. Miami’li oyuncular bundan sonra muhtemelen istatistiklere oynayacaktı. Çünkü skor 82-58 fark 24 sayıydı (82-58). Son çeyrek başladığında Miami tarafında farkı erite bilmek için son çırpınışlar vardı. Son 10 dakikaya girdiğimizde Dallas’ın iki önemli oyuncu Josh Howard ve DeSagana Diop 6 faulle oyun dışı kaldı. Bu Miami yi ümitlendirdi. Acaba Miami bir şampiyonun yüreğini gösterip 16 sayılık farkı eritebilecek miydi (82-66)? Tabi Miami’nin unutmaması gereken birisi daha vardı. O da Dirk Nowitzki idi. Yani Miami’nin işi çok zordu. Ancak Dallas sahaya Jason Terry’nin üçlüğü ile başladı. Buna rağmen Miami koçu takımını oyunda tutmayı başardı maçın bitimine 5 dakika kala fark 13 sayıydı. Dallas daha sonra toparlandı ve Miami’nin son çırpınışları’nın ömrü seyircilerin kafasında sadece acaba dedirtene kadar sürdü. Dallas maçı 99-85 kazandı. Maçın en ilginç olaylarından biri ilk çeyrekte Dallasın yakaladığı hızlı hücumda jerry Stackhouse’un hakeme takılarak düşmesiydi. Bir başka ilginç olayda şüphesiz ki Shaquille O’Neal’ın 27 dakika süre alarak 5 sayıda kalmasıydı. Bu O’Neal’ın play off kariyerinin şu ağna kadar ki en kötü performansı olarak tarihe geçti. 

NBA final serileri tarihinde 2-0 mağlupken NBA şampiyonluğuna ulaşan sadece 2 takım var. Bunlar: 1969 ve 1977 yıllarında Boston Celtics ve Portland Trail Blazers. Bakalım Miami Nowitzki’li, Josh Howard’lı, Jason Terry’li Dallas’a karşı 2-0’dan seriyi çevirebilecek mi?.. Bunu zaman gösterecek. Ancak kesin olan bir şey var o da şimdi Miami Heat’in şampiyon olma şansı çok daha az.  Ancak şunun unutulmaması gerektiğine inanıyorum, Miami’nin daha devreye girmemiş iki süper starı var (Shaquille O’Neal,Dwane Wade). Dallas’da final serisi görmüş bir oyuncu var. Keith  Van  Horn  2002'de  Nets

forması giyerken Los Angeles Lakers a 4-0 kaybettikleri final serisiydi. Miami’de ise sadece Shaquille O'Neal tam 5 tane final serisi görmüş bir oyuncu. 1995'de Magic'le 2000, 2001, 2002 ve 2004'de Lakers'la, Gary Payton 1996'de Sonics ile, 2004'de Lakes ile Shandon Anderson ise 1997 ve 1998'de Jazz formasıyla finalde oynamıştı. Yani Miami’nin final tecrübesi Dallas’tan daha fazla. Bakalım bu yönünü 2-0’dan sonra kullanabilecek mi? Temennimiz basketbol severlerin serinin geri kalan maçlarında heyecanlı ve çekişmeli maçlar izlemesi.

Gelecek günlerde final serisini yazmaya devam edeceğim.

Basketbolla kalmanız dileğiyle. Hoşçakalın…

 

13.06.2006

E-mail: emirkulac@gencbasket.com

 


Yazı Arşivi

(24.01.2006)   BEYAZLARIN ZENCİ PARANOYASI

(25.09.2005)   EYLÜL'ÜN  YARISI YAZ, YARISI KIŞ

(19.08.2005)   TARAFTAR GÖZÜ İLE ...

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.