|
Finale
kadar kazandığımız maçlarda
hiç çekişmeye şahit olmadık.
Biraz çekişme olduğu
maçlarda da yenildik. Buna
çeyrek final üçüncü
maçlarında Yunanistan’a
78-80 yenilmemizi örnek
verebiliriz. Bunun nedeni
takımın genç olması, belli
bir tecrübeye sahip
olmadıkları için
konsantrasyonlarını çok
çabuk bozuluyor ve skor
olarak geriye düştükleri
zaman toparlanmaları daha
zor oluyor olmasıdır.
Sırbistan bu konuda bizden
üstündü çünkü Sırbistan
finale gelene kadar yaptığı
mücadelelerde hep maçı
sonuna kadar baş başa
oynayarak kazanıyorlardı.
Biz neredeyse kazandığımız
bütün maçları farklı
skorlarla bitirdik. Beni
rahatsız eden bir diğer konu
daha vardı. Bu konuda çok
fazla konuşup ukalalık
yapmak istemiyorum ama Nihat
İziç’in son dakikalarda ya
oyuncularını kontrol
edemiyor, ya da yanlış
taktik veriyor. Sizde fark
etmişsinizdir muhtemelen.
Üçüncü maçta Rusya ile
oynadığımız karşılaşmada son
dakikalarda birçok taktiksel
hata yapılmıştı. Keza final
maçında da öyle…
Sonuçta Sırbistan basketbol
ekolüyle turnuvayı namağlup
bir şekilde birinci
tamamladı. Millileriz ise
ikinci oldu. Peki bu sonuç
başarılı mı yoksa başarısız
mı olduğumuzu gösteriyor.
Hayır bence ikisi de değil.
Başarısız olmadık çünkü her
ne kadar başımıza iş açsa da
finale kadar farklı
skorlarla gelip finalde
Sırbistan gibi agresif
basketbol oynayan bir takıma
tam olarak başarısızlık
değildir. Üstelik turnuvanın
en iyi beşine iki oyuncumuz
seçildi(Ersan, Cenk) ve MVP
Ersan İlyasova oldu.
Başarılı olmadık çünkü çok
iyi bir kadromuz vardı.
Hatta 1986-87 jenerasyonu o
kadar iyi ki Hidayet
Türkoğlu, Mehmet Okur, Kerem
Tunçeri’nin çıktığı 1879-80
jenerasyon’undan bile daha
iyi olduğu söyleniyor. Bir
sene önceki NBA draftlarında
36. ve 59. sıradan seçilen
Ersan İlyasova ve Cenk Akyol.
Yine Türk basketbolunun
geleceğinde önemli rol
oynayacak oyunculardan Oğuz
Savaş, Hakan Demirel ve daha
birçok gelecek vaad eden
oyuncu var. İşte bu yüzden
başarılı oldukları
söylenemez. Aslında
oyuncuların ve Tüm Türk
basketbol severlerin
yaşadığı duygu tam olarak
hayal kırıklılığıydı. Ama
yinede Türk basketbolunun,
Türk milli takımının
geleceği parlak... Yeter ki
şu final fobimizi yenelim o
zaman altın madalyada gelir.
Yakışmadı
Turnuvanın başından beri
salonları doldurarak
turnuvaya renk katan İzmir
seyircisinin maçın sonunda
sahaya şişe atması
yakışmadı. Tamam... Herkes
milli takımdan bir
beklentisi vardı ve herkes
şampiyon olamadığımız için
üzüldü, sinirlendi ama bu
bize şampiyon olanların
kafasına şişe atabilme
hakkını tanımaz. Bu hareketi
yapmak kimseye yakışmazdı
ama her zaman en sıkı |