Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


 

 

ÜMİTLER "BAŞARILI MI?", "BAŞARISIZ MI?"

   Merhaba sevgili okurlarımız,

   Turnuvanın en güçlü ve şampiyonluğun en büyük adaylarından olan Milli takımımız finalde turnuvanın bir başka güçlü takımı olan Sırbistan Karadağ’a 58-64 mağlup olarak yine ikinci oldu. Bu üst üste aldığımız dördüncü ikinciliğimiz. Peki bu sonuç “başarılı mı?”, yoksa “başarısız mı?” olduğumuzu gösteriyor.

Ümitlerimiz İzmir Atatürk spor salonunda yarı final mücadelesinde Slovenya ile karşılaştı. Slovenya ümitlerimize sadece iki çeyrek dayanabildi ve ümitlerimiz 96-62 gibi farklı bir skorla galip geldi. Finale çıktığımızda rakibin Sırbistan Karadağ olduğunu öğrendiğimde epeyce ürktüm. Çünkü Sırbistan kendi basketbol ekolü olan bir ülke ve bu ekolün bizim oyun sistemimize ters geldiği çok açık… Daha önce 2001 Avrupa Şampiyonasında Yugoslavya’ya yani şimdiki Sırbistan’a yenilerek turnuvada ikinci olmuştuk. Sorun sadece Yugoslavya basketbol ekolünün bize ters gelmesi değildi. Bunun dışında kaygılanacak birçok sorunlar vardı. Bunlardan bir tanesi çok kötü serbest atış atmamızdı. Finale kadar olan süreden milli takımımız serbest atışlarda sadece %56 isabet bulmuştu. Milli takımımızın bir diğer dezavantajı da yendiğimiz çoğu maçta rakiplerimize fark atmamızdı. Nasıl mı? Anlatayım… Grup maçlarında yaptığımız çoğunu farklı skorlarla yenmişti. Çeyrek final birinci ve ikinci turunda İtalya ve Hırvatistan’ı 75-53 ve 91-72 skorlarla yendik. Yarı finalde ise Slovenya’yı 96-62 yenerek finale çıktı. Dikkat ettiyseniz bu skorların tek bir ortak yanı var o da farklı skorlar olması.

 Finale kadar kazandığımız maçlarda hiç çekişmeye şahit olmadık. Biraz çekişme olduğu maçlarda da yenildik. Buna çeyrek final üçüncü maçlarında Yunanistan’a 78-80 yenilmemizi örnek verebiliriz. Bunun nedeni takımın genç olması, belli bir tecrübeye sahip olmadıkları için konsantrasyonlarını çok çabuk bozuluyor ve skor olarak geriye düştükleri zaman toparlanmaları daha zor oluyor olmasıdır. Sırbistan bu konuda bizden üstündü çünkü Sırbistan finale gelene kadar yaptığı mücadelelerde hep maçı sonuna kadar baş başa oynayarak kazanıyorlardı. Biz neredeyse kazandığımız bütün maçları farklı skorlarla bitirdik. Beni rahatsız eden bir diğer konu daha vardı. Bu konuda çok fazla konuşup ukalalık yapmak istemiyorum ama Nihat İziç’in son dakikalarda ya oyuncularını kontrol edemiyor, ya da yanlış taktik veriyor. Sizde fark etmişsinizdir muhtemelen. Üçüncü maçta Rusya ile oynadığımız karşılaşmada son dakikalarda birçok taktiksel hata yapılmıştı. Keza final maçında da öyle…

 Sonuçta Sırbistan basketbol ekolüyle turnuvayı namağlup bir şekilde birinci tamamladı. Millileriz ise ikinci oldu. Peki bu sonuç başarılı mı yoksa başarısız mı olduğumuzu gösteriyor. Hayır bence ikisi de değil. Başarısız olmadık çünkü her ne kadar başımıza iş açsa da finale kadar farklı skorlarla gelip finalde Sırbistan gibi agresif basketbol oynayan bir takıma tam olarak başarısızlık değildir. Üstelik turnuvanın en iyi beşine iki oyuncumuz seçildi(Ersan, Cenk) ve MVP Ersan İlyasova oldu. Başarılı olmadık çünkü çok iyi bir kadromuz vardı. Hatta 1986-87 jenerasyonu o kadar iyi ki Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur, Kerem Tunçeri’nin çıktığı 1879-80 jenerasyon’undan bile daha iyi olduğu söyleniyor. Bir sene önceki NBA draftlarında 36. ve 59. sıradan seçilen Ersan İlyasova ve Cenk Akyol. Yine Türk basketbolunun geleceğinde önemli rol oynayacak oyunculardan Oğuz Savaş, Hakan Demirel ve daha birçok gelecek vaad eden oyuncu var. İşte bu yüzden başarılı oldukları söylenemez. Aslında oyuncuların ve Tüm Türk basketbol severlerin yaşadığı duygu tam olarak hayal kırıklılığıydı. Ama yinede Türk basketbolunun, Türk milli takımının geleceği parlak... Yeter ki şu final fobimizi yenelim o zaman altın madalyada gelir.

Yakışmadı

 Turnuvanın başından beri salonları doldurarak turnuvaya renk katan İzmir seyircisinin maçın sonunda sahaya şişe atması yakışmadı. Tamam... Herkes milli takımdan bir beklentisi vardı ve herkes şampiyon olamadığımız için üzüldü, sinirlendi ama bu bize şampiyon olanların kafasına şişe atabilme hakkını tanımaz. Bu hareketi yapmak kimseye yakışmazdı ama her zaman en sıkı

basketbol seyircisinin o yöreden çıktığını iddia ettiğim yerden bu olay ceyran edince üzüntüm iki kat daha arttı açıkçası.

Bronz madalya Slovenya’nın

Üçüncülük maçında İtalya ile karşılaşan Slovenya sahadan 83-75 skorla ayrılarak bronz madalyanın sahibi oldu.

 Turnuva’da genel sıralama ise şöyle oluştu;


1. Sırbistan Karadağ
2. Türkiye
3. Slovenya

4. İtalya
5. Hırvatistan
6. Fransa
7. Litvanya
8. Yunanistan
9. Bulgaristan
10. Rusya
11. İspanya
12. İsrail
13. Letonya
14. Macaristan
15. Almanya
16. Beyaz Rusya

Basketbolla kalmanız dileğiyle. Hoşçakalın…

24.07.2006

Emir KULAÇ

E-mail: emirkulac@gencbasket.com

 


Yazı Arşivi

(24.06.2006)   TÜRK BASKETBOLU NEREYE GİDİYOR

(13.06.2006)   DALLAS EVİNDEN AVANTAJLI ÇIKTI

(24.01.2006)   BEYAZLARIN ZENCİ PARANOYASI

(25.09.2005)   EYLÜL'ÜN  YARISI YAZ, YARISI KIŞ

(19.08.2005)   TARAFTAR GÖZÜ İLE ...

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.