|
veya inanmak istemedim.
Ancak bir gazetede çok
güvendiğim bir yazarın
yazısını gördüm ve bu benim
haberin doğruluğuna dair
endişelerimi sona erdirdi.
Ancak ligin geleceğine dair
endişelerim sürüyordu. Daha
sonra Ülkerspor’un neden
böyle bir karar aldığını
düşünmeye başladım ve bu
sonucu buldum:
PARA,
PARA, PARA
Hatırlayacağınız gibi
Ülkerspor bir önceki sezonun
başında bir takım basketbol
kulüplerine sponsorluk
anlaşması yapmıştı.
Galatasaray
Cafe Crown, Beşiktaş Cola
Turka gibi…
Ülker’in yaptığı bu
girişimler çok masum
gözüküyordu. Hatta bir çok
basın yayın organlarında bu
olayın Türk basketboluna
yardım olduğuna inanılarak
onurlu, şerefli davranış
olarak nitelendiriliyordu.
(buna bizde dahiliz) Fakat
bilinmiyordu ki, Ülker
ligden çekilmenin yolunu
yapıyordu. Nasıl mı?
Anlatayım.
Efes, Ülker, Tofaş,
Eczacıbaşı gibi takımların
ligdeki emelleri reklam
yapıp ürünlerinin
satışlarını arttırmaktır.
Zamanında birçok takım
ürünlerinin satışlarını
arttıramadığı gibi basketbol
takımlarına ek olarak para
harcadığı için kulüplerini
kapatmak zorunda kaldılar.
Sonuçta Ülkersporda bu ligde
reklam için var. Daha
önceden de söylediğimiz gibi
daha önceden de bir takım
sponsorluk anlaşmaları
yapmışlardı. Bunun nedeni
aslında Ülker AŞ’nin bu
piyasadan tam çekilmemek
istemiyor olmasıdır. Yani
bir takım kulüplerin
isimlerinin önünde var
olacak. Daha sonrada şimdi
yaptıkları gibi ortalığı
allem edip kalem edip kulübü
kapatacaklardı. Kapattılar
da. Böylelikle daha az para
harcayarak reklamını yapacak
ve belki de ürünlerinin
satışında aynı sonucu
alacaklar.
Bu olay Ülker AŞ çalışan
yöneticilerin parlak zekası
değil tam tersine
başarısızlığıdır. Çünkü
Ülker AŞ bu piyasada çok
daha başarılı olabilirlerdi.
Maçlara fabrikadaki
işçilerini ya da basketbol
okullarındaki çocukları
getirmek yerine kendilerine
taraftar kitlesi
yapabilirlerdi. Ürünlerinin
satışını da arttırabilir,
hatta bu başarıyı Avrupa’da
da sürdürebilirlerdi. Ancak
olmadı başarısız oldular ve
plan B yi yani sponsorluk
anlaşmalarını yapmaya
başladılar. Fakat bir kaçış
yolu bulmak kulübün başarılı
olduğu anlamına gelmiyor
çünkü zor olan var
olabilmektir.
PALAVRA
Kimse ne dediklerinden
hiçbir şey anlayamadı. Önce
basın yayın organlarında
Ülkerspor’un kapanacağı ya
da Ülkerspor ile
Fenerbahçe’nin birleşeceği
yönünde bir takım haberler
yayınlandı. Daha sonra
yetkili kişilerden bir takım
açıklamalar yapıldı.
Fenerbahçe as başkanı Nihat
Özdemir Fenerbahçe Ülkerspor
ile birleşiyor mu
tartışmalarını yalanladı.
Ülkerspor ile geniş kapsamlı
bir sponsorluk anlaşması
yapacaklarını açıkladı.
Birleşmenin söz konusu
olmadığını söyledi ve
Özdemir
herşeyin bir bedeli
bulunduğunu ve görüşmelerin
geniş çerçeveli sürdüğünü
vurgulayarak açık kapı
bırakmayı unutmadı.
Ülker tarafında ise Ali
Doğan bize bir şey intikal
etmedi diyerek şu
açıklamaları yaptı:
Bildiğiniz gibi Ülker,
Beşiktaş'a da Galatasaray'a
da sponsor. Her yıl bu
sponsorluklar ele alınıp
yeniden değerlendiriliyor.
Nasıl daha verimli hale
getirilir konusu
tartışılıyor. Bizim
sponsorluk kurulu, bunları
her yönü ile araştırıyor.
Onlar her yıl bu çalışmaları
yapıyorlar. Tabii bu kulüp
olarak bizim dışımızda ve
üstümüzde bir kurul. Onlar
bu çalışmaları yaparken bu
olaylar ortaya çıkıyor. Ama
kulüp olarak bize daha bir
şey intikal etmedi. Ben
kulüp başkanıyım. O
kurullarda yokum. Murat Bey
(Ülker) de yurt dışında.
Böyle bir çalışma bizim
bilgimiz tahtında değil."
Sonuç mu? Ülker ile
Fenerbahçe ortaklığı
gerçekleşti. Önümüzdeki
sezon bu iki kulüp Ülker
Fenerbahçe adı ile TBL’de
mücadele edecek. Ali Doğan
koltuğundan olmayacak. Yeni
oluşturulacak kulübün
başında olacak.
Peki hani Ülkerspor ile
birleşme söz konusu değildi,
hani size intikal eden bir
şey yoktu? Buna düpedüz
palavra denir. Bu iki kulüp
kamuoyu nu kandırmaya
çalışarak ne ellerine bir
şey geçti. Ne de olacakları
saklamayı başardılar.
Sonuçta her şey ortaya
çıktı…
ABESLE İŞTİGAL ETMEK…
ULEB’in açıkladığı 2006,
2007 Euroleague takımları
listesinde ne Ülker, ne
Fenerbahçe, ne de Ülker
Fenerbahçe yer alıyor.
Listede Türkiye’den sadece
Efes Pilsen var. Bu olay şu
soruyu akıllara getiriyor: O
dönemlerde Yetkili
kişilerden kapanmanın söz
konusu olmadığı
söyleniyordu, eğer Ülkerspor
kapanmayacaksa neden
Euroleague listesinde yer
almamıştı. Bu olacakları bir
kez daha göz önüne seriyor.
Bu büyük bir sorun. Bu
sorunu çözmek için
Fenerbahçe yönetiminden
Mahmut Uslu Eurolegue’in
Barcelona da ki ofisine
giderek durumu halletmeye
çalışacak. Ancak
halledebileceklerini hiç
sanmıyorum. Onlar bu işte
bizden daha ciddi. Hiç
olmazsa bir reklam aracı
olarak görmüyorlar. Umarım
bir mucize gerçekleştirerek
bu olayı halledebilirler
bizde bu yeni kulübü Avrupa
da izleme şerefine erişiriz.
KARANLIĞA KÜFÜR EDECEĞİNE
BİR MUMDA SEN YAK!
Ben bir Efes Pilsen
taraftarı olarak en yakın
rakibimiz Ülkerspor’un
kepenkleri kapatmasına
oldukça üzülüyorum. Çünkü
benim için önemli olan
Efes’in ne kadar şampiyonluk
kazandığı veya Ülkerspor’u
kaç kere yendiği değil, Türk
basketbolunun gelişmesidir.
Türk basketbolunun |