Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


 

 

TÜRK BASKETBOLU NEREYE GİDİYOR

   Merhaba sevgili okurlarımız,

   Şimdilerde Türk basketbolunun kötü bir dönemden geçtiği kesin. Kötü haberlerin üst üste geldiği bugünlerde tam ortalık duruluyor derken birde Türk basketbolunun en önemli kulüplerinden olan, bu sene finalde Efes Pilsen’i 4-0 gibi bir skorla yenip eze eze şampiyon olan Ülkersporun kapanacağı, son zamanlarda atağa geçmiş takımlardan olan Fenerbahçe ile birleşeceği yönünde haberler çıktı.

Ancak kesin değildi, daha resmi ağızdan açıklama yapılmamıştı. Kesin olan bir şey vardı bu gelişmelere sadece Fenerbahçe taraftarlarının sevindiği. Türkiye’deki gerçek basketbolseverler bu haberi ilk duyduklarında biraz tedirgin oldular. Bunun nedeni daha önceden de böyle olayların gerçekleşmiş olmasıydı. Sizin de anımsayacaksınızdır ki bir zamanların güçlü takımlarından olan Eczacıbaşı ve Tofaş da parlak dönemlerinde kapanmıştı. Bende haberi bir arkadaşımdan ilk duyduğumda çok şaşırdım.  Ve  bu  habere  inanamadım.

veya inanmak istemedim. Ancak bir gazetede çok güvendiğim bir yazarın yazısını gördüm ve bu benim haberin doğruluğuna dair endişelerimi sona erdirdi. Ancak ligin geleceğine dair endişelerim sürüyordu. Daha sonra Ülkerspor’un neden böyle bir karar aldığını düşünmeye başladım ve bu sonucu buldum:

 
PARA, PARA, PARA

Hatırlayacağınız gibi Ülkerspor bir önceki sezonun başında bir takım basketbol kulüplerine sponsorluk anlaşması yapmıştı. Galatasaray Cafe Crown, Beşiktaş Cola Turka gibi…
 
 Ülker’in yaptığı bu girişimler çok masum gözüküyordu. Hatta bir çok basın yayın organlarında bu olayın Türk basketboluna yardım olduğuna inanılarak onurlu, şerefli davranış olarak nitelendiriliyordu. (buna bizde dahiliz) Fakat bilinmiyordu ki, Ülker ligden çekilmenin yolunu yapıyordu. Nasıl mı? Anlatayım.

Efes, Ülker, Tofaş, Eczacıbaşı gibi takımların ligdeki emelleri reklam yapıp ürünlerinin satışlarını arttırmaktır. Zamanında birçok takım ürünlerinin satışlarını arttıramadığı gibi basketbol takımlarına ek olarak para harcadığı için kulüplerini kapatmak zorunda kaldılar. Sonuçta Ülkersporda bu ligde reklam için var. Daha önceden de söylediğimiz gibi daha önceden de bir takım sponsorluk anlaşmaları yapmışlardı. Bunun nedeni aslında Ülker AŞ’nin bu piyasadan tam çekilmemek istemiyor olmasıdır. Yani bir takım kulüplerin isimlerinin önünde var olacak. Daha sonrada şimdi yaptıkları gibi ortalığı allem edip kalem edip kulübü kapatacaklardı. Kapattılar da. Böylelikle daha az para harcayarak reklamını yapacak ve belki de ürünlerinin satışında aynı sonucu alacaklar.

 Bu olay Ülker AŞ çalışan yöneticilerin parlak zekası değil tam tersine başarısızlığıdır. Çünkü Ülker AŞ bu piyasada çok daha başarılı olabilirlerdi. Maçlara fabrikadaki işçilerini ya da basketbol okullarındaki çocukları getirmek yerine kendilerine taraftar kitlesi yapabilirlerdi. Ürünlerinin satışını da arttırabilir, hatta bu başarıyı Avrupa’da da sürdürebilirlerdi. Ancak olmadı başarısız oldular ve plan B yi yani sponsorluk anlaşmalarını yapmaya başladılar. Fakat bir kaçış yolu bulmak kulübün başarılı olduğu anlamına gelmiyor çünkü zor olan var olabilmektir.

PALAVRA  

 Kimse ne dediklerinden hiçbir şey anlayamadı. Önce basın yayın organlarında Ülkerspor’un kapanacağı ya da Ülkerspor ile Fenerbahçe’nin birleşeceği yönünde bir takım haberler yayınlandı. Daha sonra yetkili kişilerden bir takım açıklamalar yapıldı. Fenerbahçe as başkanı Nihat Özdemir Fenerbahçe Ülkerspor ile birleşiyor mu tartışmalarını yalanladı. Ülkerspor ile geniş kapsamlı bir sponsorluk anlaşması yapacaklarını açıkladı. Birleşmenin söz konusu olmadığını söyledi ve Özdemir
herşeyin bir bedeli bulunduğunu ve görüşmelerin geniş çerçeveli sürdüğünü vurgulayarak açık kapı bırakmayı unutmadı.
 
 Ülker tarafında ise Ali Doğan bize bir şey intikal etmedi diyerek şu açıklamaları yaptı: Bildiğiniz gibi Ülker, Beşiktaş'a da Galatasaray'a da sponsor. Her yıl bu sponsorluklar ele alınıp yeniden değerlendiriliyor. Nasıl daha verimli hale getirilir konusu tartışılıyor. Bizim sponsorluk kurulu, bunları her yönü ile araştırıyor. Onlar her yıl bu çalışmaları yapıyorlar. Tabii bu kulüp olarak bizim dışımızda ve üstümüzde bir kurul. Onlar bu çalışmaları yaparken bu olaylar ortaya çıkıyor. Ama kulüp olarak bize daha bir şey intikal etmedi. Ben kulüp başkanıyım. O kurullarda yokum. Murat Bey (Ülker) de yurt dışında. Böyle bir çalışma bizim bilgimiz tahtında değil."

 Sonuç mu? Ülker ile Fenerbahçe ortaklığı gerçekleşti. Önümüzdeki sezon bu iki kulüp Ülker Fenerbahçe adı ile TBL’de mücadele edecek. Ali Doğan koltuğundan olmayacak. Yeni oluşturulacak kulübün başında olacak.
 
 Peki hani Ülkerspor ile birleşme söz konusu değildi, hani size intikal eden bir şey yoktu? Buna düpedüz palavra denir. Bu iki kulüp kamuoyu nu kandırmaya çalışarak ne ellerine bir şey geçti. Ne de olacakları saklamayı başardılar. Sonuçta her şey ortaya çıktı…   

ABESLE İŞTİGAL ETMEK…

ULEB’in açıkladığı 2006, 2007 Euroleague takımları listesinde ne Ülker, ne Fenerbahçe, ne de Ülker Fenerbahçe yer alıyor. Listede Türkiye’den sadece Efes Pilsen var. Bu olay şu soruyu akıllara getiriyor: O dönemlerde Yetkili kişilerden kapanmanın söz konusu olmadığı söyleniyordu, eğer Ülkerspor kapanmayacaksa neden Euroleague listesinde yer almamıştı. Bu olacakları bir kez daha göz önüne seriyor. Bu büyük bir sorun. Bu sorunu çözmek için Fenerbahçe yönetiminden Mahmut Uslu Eurolegue’in Barcelona da ki ofisine giderek durumu halletmeye çalışacak. Ancak halledebileceklerini hiç sanmıyorum. Onlar bu işte bizden daha ciddi. Hiç olmazsa bir reklam aracı olarak görmüyorlar. Umarım bir mucize gerçekleştirerek bu olayı halledebilirler bizde bu yeni kulübü Avrupa da izleme şerefine erişiriz.

KARANLIĞA KÜFÜR EDECEĞİNE BİR MUMDA SEN YAK!

Ben bir Efes Pilsen taraftarı olarak en yakın rakibimiz Ülkerspor’un kepenkleri kapatmasına oldukça üzülüyorum. Çünkü benim için önemli olan Efes’in ne kadar şampiyonluk kazandığı veya Ülkerspor’u kaç kere yendiği değil, Türk basketbolunun gelişmesidir. Türk basketbolunun

gelişmesi için ise gerekli olan birkaç şey var: Bunlar: Rekabet(Tabi bu rekabet sadece üç dört takımla sınırlı kalmamalı) ve birkaç basketbol salonundan ibaret olmamalı. Gönül isterdi ki Ülker TBL’de yoluna devam etsin. Fenerbahçe ve diğer takımlar da rekabete katılarak TBL’nin seyir zevkini el birliğiyle artırmalarıydı. Ancak bu son olayda gösteriyor ki bir takım kulüpler bu meydanda sadece reklam amaçlı varlar. Üstelik bunda  da  başarılı  olamıyorlar. Bu

olaylarda olumlu olan tek şey anlaşmada 8 bin kişilik bir spor salonu yapılacak olması. Umarım bu spor salonuna bir takım taraftar gurupları çağırılarak holiganizmin ekmeğine yağ sürmezler.

 Bu olaylarda en gurur kırıcı ve sinir bozucu şey halkın kandırılmaya çalışılmasıdır. Tüm bu söylentilere rağmen Ülker’in resmi sitesinde bu olayla ilgili bir kelime açıklama yok. Fenerbahçe’nin resmi sitesinde ise olabildiğince kısa, yuvarlak laflarla süslenmiş bir yazı var. Ne olacağını bekleyip göreceğiz. Allah sonumuzu hayır etsin…

Basketbolla kalmanız dileğiyle. Hoşçakalın…

 

24.06.2006

E-mail: emirkulac@gencbasket.com

 


Yazı Arşivi

(13.06.2006)   DALLAS EVİNDEN AVANTAJLI ÇIKTI

(24.01.2006)   BEYAZLARIN ZENCİ PARANOYASI

(25.09.2005)   EYLÜL'ÜN  YARISI YAZ, YARISI KIŞ

(19.08.2005)   TARAFTAR GÖZÜ İLE ...

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.