|

|
|
|
Merhaba sevgili
okurlarımız,
Uzun
zamandır sitede yazamıyorum. Bunun nedeni her Türk gencinin kabusu olan öss…
Her neyse daha fazla bu tatsız olaydan bahsederek daha fazla canınızı sıkmak
istemiyorum. Biz konumuza, basketbola dönelim…
|
|

|
Bu yazımda biraz Mehmet
Okur’dan bahsetmek istiyo
rum. Onun son dönemlerde
basketbolunu ne kadar
geliştirdiğini, ne kadar
çalış kan bir oyuncu
olduğundan ve 2006-2007
play off ların da ki şu ana
kadar ki performansını
aktar maya çalışacağım.
NBA kariyerinin başlarında
Larry Brown tarafından
yeteri kadar şans veril
meyen, her üçlük deneme
sinden sonra bench’e alınan
Memo Utah Jazz’a
transferinden sonra bü yük
bir çıkış yakaladı. Memo
orta dereceli bir oyuncudan
NBA’in en iyi Avrupalı
oyuncuları arasına girdi.
Üstelik bunu en önemli
silahıyla, şutuyla başardı.
Zaten var olan bir yete
neğini, yani şutunu da
gelişti |
|
rince boyu 2.11 olduğu için
Süper Star olma yolunda bir
kademe daha atladı(Bill
Russell, dirk nowitzki
gibi…).
Mehmet Okur’un özellikle bu
sene rakip potaya gönderdiği
129 isabetli şutu ile hem
NBA, hem Jazz tarihine
geçti. Mehmet hem attığı
129 üç sayı ile Utah
tarihinde bir sezonda en çok
üçlük isabet ettiren
oyuncusu, hem de NBA
tarihinin boyu 2.11 in
üzerinde olan oyuncular
arasında bir sezonda en
fazla şu isabeti bulan 5.
oyuncusu oldu. Ayrıca Memo
yine kendi muhatapları
arasında bu sene en fazla
şut isabet ettiren oyuncusu
da oldu.
Madem Memo’nun enlerinden
söz etmeye başladık birazda
kariyer rekorundan
bahsedelim. Utah Jazz’ın
Washington Wizards’a
yenildiği maçta 40 dakika
sahada kalan Mehmet rakip
potaya gönderdiği 38 sayıyla
32 olan kariyer rekorunu 6
sayı arttırdı.
Mehmet Okurun bu sezon bizi
gururlandırdığı bir başka
hadise ise 27 ocak-4
şubat arasında kendi
konferansında MVP
seçilmesiydi. Memo 26 sayı,
11,3 ribaund 2,3 asist
ortalaması ile
T-mac ve Tyson Chandler gibi
oyuncuları arkasında
bırakarak MVP
seçilmeyi başardı.
Bu sezon bizi NBA’de en çok
heyecanlandıran olaylardan
birde hiç şüphesiz ki
Memo’nun All Star olmasıydı.
Memo All Star oylamalarında
bu hakkı kazanamasa da( E
olsun o kadar Yao ming ile
aynı katagoride.) kadroya
girmeyi başardı. Allen
Iverson ve Steve Nash’in
sakatlıkları sebebiyle All
Star hafta sonunda yer
alamayacakları için NBA
patronu David Stern bu iki
oyuncu yerine başka
oyuncular tercih etmek
durumunda kaldı. Stern’ün
tercihi Ray allen ve milli
oyuncumuz Mehmet Okur’dan
yana kullandı. Memo All Star
2007 Las Vegas’ta forma
giydi. Şov amaçlı yapılan
organizasyona Memo üstüne
düşeni yaptı; hem eğlendi,
hem eğlendirdi. Memo bu
başarısıyla bir anlamda ne
kadar önemli ve iyi bir
oyuncu olduğunu tescil etmiş
oldu. |
|

|
Gelelim Play Off lara. Belki
de Takımının play off lara
yükselmesinde en çok onun
payı var. Utah normal
sezonda 6. sıradan
yükseldiği play off ların
ilk turunda rakip Houston
Rockets canhıraş bir
mücadeleden sonra kazandı. Seri
başlamadan önce en çok merak
ettiğim şey Memo‘nun Yao
Ming in arkasında ezilip
ezilmeyeceğiydi. Malumunuz
aralarında 18 cm kadar fark
var. Memo, Yao
karşısında tam kapasiteyle
oynamasa da ezilmedi ve
takımına yeteri kadar
katkıda bulundu. Seride 11
sayı 8,1 ribaund ortalamayla
oynayan Memo özellikle son
maçta kritik anlarda attığı
üçlüklerle 7. maçta seriyi
kazanarak(4-3) bir sonraki
seriye yükselmeyi
başardılar. Bir sonraki
seride rakip play off lara
kalması ile büyük
sürpriz |
|
Dallas sezon içinde Golden
State ile aralarında geçen
olaylardan ders olmamış
olacak ki(hatırlayacağınız
gibi Golden State sezon
içinde Dallas ile yaptıkları
hiçbir maçı kaybetmemişti)
seride 4-2 geriye düşerek
elendi. Uzun lafın kısası
Utah’ın rakibi bizi yaptığı
sürprizlerle hayretler
içinde bırakan Golden State
Warriors’tı. Golden State
yaptığı sürprizlerle herksin
kafasında bir soru işareti
oluşturmayı başardı; Acaba
Golden State Utah’a Dallas’a
yapmış olduğu gibi bir
sürpriz yapabilirmiydi? |
|
Üstelik
Golden State 1994 ten bu yana Play off lara girememişti. Yani Utah’ın
karşısında başarıya aç, ve 13 sezon sonra play off larda başarı kazanarak
basının ilgisini daha fazla çekmek isteyen bir takım vardı. Ancak Utah buna
izin vermedi. Golden State seriye fiziksel ve mentel açıdan hazır olmasına
rağmen Utah seriyi eli titremeden oynadı ve 4-1 kazandı. Memo bu seride
ilk seridekinden daha iyi bir iş
çıkararak istatistiklerini
ve takımına katkısını
arttırdı. Artık Utah yarı
finalde… Şimdi kafamızda
başka bir soru var; Acaba şu
anki istikrarını koruyup
yarı finaldeki rakibini de
devirerek final
oynamayabilir mi? Neden
olmasın?
Utah’ı şu ana kadar
sergilediği performansını
Hollywood filimler indeki
darbe aldıkça büyüyen, onu durdurmak
|
 |
|
için saldıranları
fıtık eden canavarlara benzetebiliriz. Bu performansını sergilerse neden
olmasın… Ayrıca Utah ta Mehmet Okur gibi daha öncede bu yollardan geçmiş,
şampiyonluk yüzüğünü parmağına takmış bir oyuncusu var. Mehmet’in o anki
konumu ile şu anki konumu arasında dağlar kadar fark olsa da bir şampiyonun
yüreği asla küçümsenmemeli…
Peki Mehmet’in Detroit’te yaşadığı şampiyonluk ile Utah ta yaşadığı başarı
veya olası bir şampiyonluk arasındaki fark ne? Fark şu; Memo 2004
senesindeki 5 maçlık final serisinde toplam 39 dakika sahada kalarak 11
sayı, 6 ribaund, 2 asist ile oynamıştı. Şimdi iste nerdeyse bir maçta 39
dakika sahada kalıp o sene final serisinde yaptığı istatistiklerini iki
katına çıkıyor(buradan Mehmet’in zaman içerisinde ne kadar gelişme
kaydettiğini anlayabiliriz).
O artık
kimsenin gölgesinde değil. Takımının en çok güvendiği oyunculardan biri
olarak sahada mücadele ediyor ve üstüne düşende yapıyor. Üstelik form
grafiği sürekli olarak yükseliyor. 2006 Avrupa şampiyonası öncesinde kendini
geliştirmek için katılmayacağını açıkladığında bir takım kesimler tarafından
vatan haini ilan edilmişti hatırlayacağınız gibi. Şimdi o vatan haini NBA in
en iyi Avrupalı oyuncularından biri olarak ülkemizi aslanlar gibi en iyi
şekilde temsil ediyor, tanıtıyor. 2004 yılında bir NBA şampiyonluğu yaşadı,
2007 yılında All Star kadrosuna seçildi. Üstelik bunarlın NBA da geçirdiği 4
sezonda başardı. Mehmet bence sadece gençlere değil kendi yaşıtlarına da
örnek olmalı. Tabi Mehmet bundan sonra geriye bakarak’’vay bee ben
neymişim’’ diyip geçmişinle yaşamamalı(onun da zamanı var). Her zaman daha
fazla çalışıp zaten başarılarla dolu olan kariyerini daha da geliştirmeli,
geçmişini basamak olarak kullanıp merdivenleri tırmanarak yükseğe, daha
yükseğe çıkmalı.

Unutmadan
Mehmet’in bu seneki bir başka başarısı ise(okur ailesi desek daha doğru olur
sanırım) 55 cm boyunda, 4 kilo 280 gram ağırlığında(bu kadarı da bilgi
hamallığı) Melisa adında bir kızı oldu. Gencbasket olarak tebrik
ediyoruz… |
16.05.2007
Emir KULAÇ
E-mail:
emirkulac@gencbasket.com
Yazı Arşivi
(04.09.2006)
İNANMAK BAŞARMANIN YARISIDIR
(24.07.2006)
ÜMİTLER "BAŞARILI MI?", "BAŞARISIZ MI?"
(24.06.2006)
TÜRK BASKETBOLU NEREYE GİDİYOR
(13.06.2006)
DALLAS EVİNDEN AVANTAJLI ÇIKTI
(24.01.2006)
BEYAZLARIN ZENCİ PARANOYASI
(25.09.2005)
EYLÜL'ÜN YARISI YAZ, YARISI
KIŞ
(19.08.2005)
TARAFTAR
GÖZÜ İLE ...
|
|
|
|
|