Genc Basket

Genç Basket.com
TBL TBBL TB2L Milli Takım NBA EUROLEAGUE ULEB EUROPE LEAGUE Avrupa Ligleri EURO 2005 TURKEY 2010 Site Haritası
Ana Sayfa Foto Albumu Biyografi Sonuçlar İstatistik Basketbol TV Forum Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara ekle Bize Ulaşın


Basketbol Yazıları

Ocak 2008-2

 

ÖNCEKİ YAZI

 Fenerbahçe Ülker Roma'yı..

Ocak 2008-1

 

 

Analiz

   "BEKO Basketbol ligi, yani 1.Türkiye ligi, kurulduğu günden bu yana,bence, hiç bu kadar zorlu ve kaliteli olmamıştı. Ligi bu kadar zorlu kılan, zirveye oynayan takımların çoğalmasının yanısıra, teknik heyetler dahil kadrolarının kalitesi ve üç büyüklerin basketbolda yatırım yapması." "Bu ligde herkes herkesi yenebilir."

Yukarıdaki alıntı paragrafları ve ihtiva ettiği anlamdaki konuları daha sezon başlarında yazdığım " En zorlu lig " ve sonraları da ligin kalitesini gösteren " Kalite Kallavi" yazılarında işlemiştim. İlerleyen haftalarda da ligin temposu biraz yükselince ve benim normal karşıladığım,ama çoğunluğun sürpriz olarak nitelendirdiği, aşağıdakilerin yuka

rıdakilere karşı aldığı onca galibiyetten sonra, hemen hemen bütün otoriteler aynı görüşte birleştiler. Pazar akşamları saat 20.10-21.10 arasında MELTEM TV ' de canlı yayınlanan RİBAUND programında da yorumcum Engin Bayav ve gelen konuklarla Beko Basketbol ligini enine boyuna işliyor ve takımlarımızı eğrisiyle doğrusuyla masaya yatırıp tartışıyoruz.Şu gerçekte de birleşiyoruz:Bu sezon şampiyon olabilecek kapasitede beş takım var.Bu beş takımdan herhangibiri şampiyon olabilir ve herhangi biri de beşinci olabilir.Bu görüşte hemfikiriz.Ancak benim şöyle bir farklı görüşüm de var: Şimdi dedik ki bu ligde herkes herkesi yener ve diyelim ki play off'a kalacak altıncı takım Karşıyaka oldu..Diğer iki takım için kesin birşey diyemiyeceğim ama Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Kepez Belediyesi , sıralamada ilk yarıyı baz alırsak yedinci ve sekizinci takımlar oldular.Karşıyaka'nın play off'a kalma olasılığı kadar yüksek yüzdeli olmasa da,form grafikleri ve ilk beşteki rakiplerine karşı aldıkları galibiyetler,daha da önemlisi kaybettikleri maçlarda bile ortaya koydukları sert ve tempolu yani doğru basketbol;aynı doğru basketbolu oynayan ve de kadrosunda Adeleke,Harvey ve Ümit Sonkol gibi üç tane çok iyi uzun bulunduran Banvit ile beraber iki Antalya takımını play off'un en büyük adayları olarak gösteriyor bize.Ancak kadrosu çok kısıtlı olan Darüşşafaka hariç,diğer bütün takımların play off hesapları yaptığını ve hepsinin de bu kapasitede olduğunu göz ardı etmemek lazım.

Bu ihtimallerin gerçekleştiğini varsayarsak bile; play off karşılaşmalarında, eskisi gibi ligde rakibine karşı iki galibiyet alan takım play off' a 1-0 önde başlamayacağı için,yarı finale kalacak ve final oynayacak takımlar bu ligi ilk beşte bitiren takımlardan bazıları olmayabilir.Ha şampiyonluk!.O bence bu ligi ilk beşte bitirecek takımlardan biri olacak gibi.Çünkü oyuncu kalitesinin ötesinde,bu yorucu ve tempolu maratonda; rotasyonun genişliği,oyuncu ve teknik heyetin tecrübesi o seviyede ağır basacaktır sanırım.

Şimdi işin enteresan tarafı,şu anda altıncı sırada bulunan Karşıyaka'nın altındaki bütün takımlar bir taraftan play off hesapları yaparken,beyinlerinin bir köşesinde de ligden düşme korkusunu bulunduruyorlardır mutlaka.Çünkü bu ligde herşey olabilir.

Hiç ara vermeden başlayacak olan ikinci yarıda, bu hafta bence yukarıdaki son paragrafımla direk ilgili en zorlu maç TTNet Beykoz-Mutlu Akü Selcuk Üniversitesi maçı.İki takımın da çok iyi yabancıları var ama iki takımın da rotasyonları dar.Müthiş çekişmeli ve zevkli geçeceğini umuyorum bu mücadelenin.Keşke televizyon naklen yayınlayabilseydi de izleyebilseydik.İşte maçların zorluk derecelerine göre naklen yayınları seçmesi lazım yayıncı kanalın aslında.Neyse biz analizlerimize devam edelim.

Bizim RİBAUND programında açtığımız bir tartışma konusu var. Yabancıların Türk basketboluna katkısı ne kadar.Üç artı iki kuralı yani beş yabancılı sistem takımları, coachları ve Türk basketbolunu ne derece etkiliyor.

Şimdi bir görüş der ki;bu ligin bu kadar zorlu ve kaliteli olması yabancı sayısının artması ve hemen her takımın kaliteli yabancılar getirmesi ile doğru orantılı.Bu görüş devam ediyor;bu kaliteli yabancıların takımlara yaptıkları büyük katkı ile başta Akatlar,Ayhan Şahenk,Abdi İpekçi olmak üzere çok uzun süredir boş olan tribünler artık tıklım tıklım dolmaya başladı.Taraflı tarafsız seyircide basketbolu izleme heyecanı ve isteği arttı vs.Hatta bu görüşü savunanlar, Avrupada olduğu gibi,yabancı sayısında kısıtlama da olmamasından yana. Bu görüşe karşı olanlar da der ki;Türk basketbolcuların oynama süresi az olduğu için,bu tablo hem milli takıma olumsuz yansıyacak,hem de altyapıdan oyuncu yetişmeyecek veya yetişirse de kaybolup gidecektir.

Şimdi tekrar biz ilk görüşü savunanlara dönelim. Diyecekler ki;peki Fenerbahçe'de uzun rotasyonunda ilk beşte Türk oyuncular yok mu? Ömer Aşık,Semih Erdem ve Oğuz Savaş hem Euroligde hem de Beko Basketbol liginde pota altının canavarları olmadılar mı ? Bu üst seviyede aldıkları hatırı sayılır süre ile yeteneklerine tecrübe de katarak Milli takımın da gelecek yıllardaki uzun rotasyonu sorununu çözmüyorlar mı? Türk oyuncular da çok çalışsınlar,ve yabancıları kessinler efendim.

İşte böyle bu tartışma daha uzun süre devam edecek gibi gözüküyor. Takımlarımızın Avrupa kupalarındaki maçlarına ve durumlarına bakarsak çok olumlu bir tablo görüyoruz bu sene.Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen neredeyse top 16 ' yı garantilediler gibi.Fener'in garanti de Efes'in bu hafta Le Mans'ı Fransada yenmesi gerekiyor.İnşallah o da yenip garantiler. Bu iki takımımızda oyuncular ve teknik heyet her geçen gün birbirlerine alışıp," Winner " takım olma yolunda hızla ilerliyorlar.Form grafikleri de yükseliyor.Sezon başında fazla şans verilmeyen Fenerbahçe'de deplasmandaki o muhteşem Roma zaferinden sonra hedefler ve vites yükseldi.Bize de ümit verdiler.Biz de aynı hedefleri ve beklentileri paylaşmaya başladık Fener ile.Bi defa hem içeride hem de dışarıda çok yüksek bir kaliteye sahipler.Tanjeviç de oyuncularını tanımaya başladı ve milli takımın başında iken Avrupa Şampiyonasında yaptığı büyük hataları artık yapmıyor.Mesela orda herkes oynasın,geniş rotasyonlar maçın sonunu getireyim diye herkese belirli bir süre biçiyor ve eli ne kadar sıcak olursa olsun o oyuncuyu o sürenin dışına çıkarmıyordu.Tabii bu şekilde maçın sonunu da getiremiyordu.Fenerde ise bu hatalardan ders aldığını gösterir bir şekilde sıcak oyuncuları yorulana kadar oyunda tutmaya başladı.Ha bazen o kadar çok oyunda tutuyor ki bu sefer de kenardaki buz gibi oyuncu oyuna girdiği zaman ısınması zaman aldığında hemen kenara alıyor.Şu dengeleri sağlasa,Tanjeviç Fener'i Final Four'a taşıyarak milli takımda nerdeyse bitme aşamasına gelen prestijini tekrar geri alabilir.Ancak bu;bundan sonra milli takımda da başarılı olacak anlamına gelmemeli bence.Tanjeviç' in yıldızlarla yıldızı barışmıyor.Mehmet Okur,Hidayet Türkoğlu ve Serkan Erdoğan gibi yıldızları onun için kadroya almak istemiyor. Yani O Fenerbahçe'ye devam etmeli ve Milli takımı bırakmalı bence.Zaten bu yoğun tempoyu kaldıracak yaş sınırını da çoktan aştı.

Efes'te tam işler iyi giderken Nicholas ve Serkan' nın sakatlığı 2 numara rotasyonunda büyük bir sıkıntı doğurdu.Keşke bu pozisyonun bütün özelliklerine sahip olan en önemli oyuncusu Cenk Akyol' u Galatasaray'a vermeseydik diyorlardır bence.Wright ve Penn son maçlarda oldukça iyi oynayarak ve oynadıkça da açılarak bu sıkıntıyı Avrupada giderecekler ama Beko basketbol liginde yabancı sınırı dolayısıyla ve de bu pozisyonda Türk oyuncu olmamasından sıkıntı çekecekler gibi gözüküyor.

Uleb Cup'ta da grubunda namağlup birinci olan Beşiktaş ile birlikte Galatasaray ve Telekom gruptan çıkmayı garantilediler.Üç takımımız da son sekize kalacak gibi gözüküyor.Ne güzel şeyler bunlar.Türk basketbolu Avrupaya damgasını ve yumruğunu vurdukça o kadar seviniyoruz ki.. Benim bir hayalim var.İspanya gibi Türkiye' de Euroligde beş takımla temsil edilsin. Şimdi bu sene Uleb Cup' taki takımlarımızdan biri finale kalır ve şampiyon olursa, direk Eurolig'e alınacağından seneye Euroligde üç takımla mücadele edeceğiz.Yani bir takımımız daha Avrupada üst seviyeye ve gözönüne çıkacak inşallah.Ha Uleb Cup' ta bir takımımız finale kaldı ama şampiyon olamadı diyelim.Finalde de Juventut Badalona ile oynadı diyelim.Badalona İspanyada şu anda lider durumda.Bu durumda direk Eurolig'e katılacağından finale kalan takımımız da Eurolige alınacaktır,tıpkı geçen sene Real Madrid'e finalde kaybeden Litvanya'nın Rytas takımının alındığı gibi. Görülen o ki Türk basketbolunun geleceği çok parlak.Güzel şeyler olacak inşallah. Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum.

11.01.2008

Yazan:

 Ahmet Dedeoğlu

Basketbol Antrenörü-Spor Yazarı

Ribaund Programı Editörü

İlgili Haber

Ribaund Programının Bu Haftaki Konukları Kemal-Harun Erdenay

  Geri dön


ARŞİV

Ocak 2008-1    Fenerbahçe Ülker Roma'yı..

Aralık 2007-4  Fener Parladı

Aralık 2007-3  Kartal Yuvası

Aralık 2007-2  Cimbom Tecrübesini Konuşturdu

Aralık 2007    Özlenen Derbi

Ocak 2007      Aralık'ta Rockets Başkaymış!

Kasım 2006     NBA 2006-2007 Transfer Listeleri

Ekim 2006        Emekli Edilen Formalar -2

Eylül 2006         Emekli Edilen Formalar -1

Ağustos 2006    Basketbol Tarihinden Notlar

Temmuz 2006  Birinci Yıl Yazısı

Haziran 2006   Türkiye'de Basketbolun Tarihi

Mayıs 2006       Türkiye'de Sporun Tarihi

NİSAN 2006     NBA Oyuncuları Lakapları Sözlüğü

MART 2006      NBA'in Enleri ve Rekorları-4

ŞUBAT 2006   NBA'in Enleri ve Rekorları-3

OCAK 2006     NBA'de Playoff Manzarası

ARALIK 2005   NBA'in Enleri ve Rekorları-2

KASIM 2005      NBA'in Enleri ve Rekorları-1

EKİM 2005         Türk Basketbolunda Yaşanan İlkler

EYLÜL 2005    Avrupalı Basketbolcuların NBA Macerası

 

 

 

 

 

 

 
Copyright © 2005 KULAÇ / Sports.
 

Bu site içerisindeki video, resim, yazı vb. her türlü içerik ancak Genç Basket.com kaynak gösterilmek suretiyle kopyalanabilir.