|
rıdakilere karşı aldığı onca
galibiyetten sonra, hemen
hemen bütün otoriteler aynı
görüşte birleştiler.
Pazar akşamları saat
20.10-21.10 arasında MELTEM
TV ' de canlı yayınlanan
RİBAUND programında da
yorumcum Engin Bayav ve
gelen konuklarla Beko
Basketbol ligini enine
boyuna işliyor ve
takımlarımızı eğrisiyle
doğrusuyla masaya yatırıp
tartışıyoruz.Şu gerçekte de
birleşiyoruz:Bu sezon
şampiyon olabilecek
kapasitede beş takım var.Bu
beş takımdan herhangibiri
şampiyon olabilir ve
herhangi biri de beşinci
olabilir.Bu görüşte
hemfikiriz.Ancak benim şöyle
bir farklı görüşüm de var:
Şimdi dedik ki bu ligde
herkes herkesi yener ve
diyelim ki play off'a
kalacak altıncı takım
Karşıyaka oldu..Diğer iki
takım için kesin birşey
diyemiyeceğim ama Antalya
Büyükşehir Belediyesi ve
Kepez Belediyesi ,
sıralamada ilk yarıyı baz
alırsak yedinci ve sekizinci
takımlar
oldular.Karşıyaka'nın play
off'a kalma olasılığı kadar
yüksek yüzdeli olmasa
da,form grafikleri ve ilk
beşteki rakiplerine karşı
aldıkları galibiyetler,daha
da önemlisi kaybettikleri
maçlarda bile ortaya
koydukları sert ve tempolu
yani doğru basketbol;aynı
doğru basketbolu oynayan ve
de kadrosunda Adeleke,Harvey
ve Ümit Sonkol gibi üç tane
çok iyi uzun bulunduran
Banvit ile beraber iki
Antalya takımını play off'un
en büyük adayları olarak
gösteriyor bize.Ancak
kadrosu çok kısıtlı olan
Darüşşafaka hariç,diğer
bütün takımların play off
hesapları yaptığını ve
hepsinin de bu kapasitede
olduğunu göz ardı etmemek
lazım.
Bu
ihtimallerin gerçekleştiğini
varsayarsak bile; play off
karşılaşmalarında, eskisi
gibi ligde rakibine karşı
iki galibiyet alan takım
play off' a 1-0 önde
başlamayacağı için,yarı
finale kalacak ve final
oynayacak takımlar bu ligi
ilk beşte bitiren
takımlardan bazıları
olmayabilir.Ha
şampiyonluk!.O bence bu ligi
ilk beşte bitirecek
takımlardan biri olacak
gibi.Çünkü oyuncu
kalitesinin ötesinde,bu
yorucu ve tempolu maratonda;
rotasyonun genişliği,oyuncu
ve teknik heyetin tecrübesi
o seviyede ağır basacaktır
sanırım.
Şimdi işin enteresan
tarafı,şu anda altıncı
sırada bulunan Karşıyaka'nın
altındaki bütün takımlar bir
taraftan play off hesapları
yaparken,beyinlerinin bir
köşesinde de ligden düşme
korkusunu bulunduruyorlardır
mutlaka.Çünkü bu ligde
herşey olabilir.
Hiç ara vermeden başlayacak
olan ikinci yarıda, bu hafta
bence yukarıdaki son
paragrafımla direk ilgili en
zorlu maç TTNet Beykoz-Mutlu
Akü Selcuk Üniversitesi
maçı.İki takımın da çok iyi
yabancıları var ama iki
takımın da rotasyonları
dar.Müthiş çekişmeli ve
zevkli geçeceğini umuyorum
bu mücadelenin.Keşke
televizyon naklen
yayınlayabilseydi de
izleyebilseydik.İşte
maçların zorluk derecelerine
göre naklen yayınları
seçmesi lazım yayıncı
kanalın aslında.Neyse biz
analizlerimize devam edelim.
Bizim RİBAUND programında
açtığımız bir tartışma
konusu var. Yabancıların
Türk basketboluna katkısı ne
kadar.Üç artı iki kuralı
yani beş yabancılı sistem
takımları, coachları ve Türk
basketbolunu ne derece
etkiliyor.
Şimdi
bir görüş der ki;bu ligin bu
kadar zorlu ve kaliteli
olması yabancı sayısının
artması ve hemen her takımın
kaliteli yabancılar
getirmesi ile doğru
orantılı.Bu görüş devam
ediyor;bu kaliteli
yabancıların takımlara
yaptıkları büyük katkı ile
başta Akatlar,Ayhan Şahenk,Abdi
İpekçi olmak üzere çok uzun
süredir boş olan tribünler
artık tıklım tıklım dolmaya
başladı.Taraflı tarafsız
seyircide basketbolu izleme
heyecanı ve isteği arttı
vs.Hatta bu görüşü
savunanlar, Avrupada olduğu
gibi,yabancı sayısında
kısıtlama da olmamasından
yana. Bu görüşe karşı
olanlar da der ki;Türk
basketbolcuların oynama
süresi az olduğu için,bu
tablo hem milli takıma
olumsuz yansıyacak,hem de
altyapıdan oyuncu
yetişmeyecek veya yetişirse
de kaybolup gidecektir.
Şimdi tekrar biz ilk görüşü
savunanlara dönelim.
Diyecekler ki;peki
Fenerbahçe'de uzun
rotasyonunda ilk beşte Türk
oyuncular yok mu? Ömer
Aşık,Semih Erdem ve Oğuz
Savaş hem Euroligde hem de
Beko Basketbol liginde pota
altının canavarları
olmadılar mı ? Bu üst
seviyede aldıkları hatırı
sayılır süre ile
yeteneklerine tecrübe de
katarak Milli takımın da
gelecek yıllardaki uzun
rotasyonu sorununu
çözmüyorlar mı? Türk
oyuncular da çok
çalışsınlar,ve yabancıları
kessinler efendim.
İşte böyle bu tartışma daha
uzun süre devam edecek gibi
gözüküyor. Takımlarımızın
Avrupa kupalarındaki
maçlarına ve durumlarına
bakarsak çok olumlu bir
tablo görüyoruz bu
sene.Fenerbahçe Ülker ve
Efes Pilsen neredeyse top 16
' yı garantilediler
gibi.Fener'in garanti de
Efes'in bu hafta Le Mans'ı
Fransada yenmesi
gerekiyor.İnşallah o da
yenip garantiler. Bu iki
takımımızda oyuncular ve
teknik heyet her geçen gün
birbirlerine alışıp," Winner
" takım olma yolunda hızla
ilerliyorlar.Form grafikleri
de yükseliyor.Sezon başında
fazla şans verilmeyen
Fenerbahçe'de deplasmandaki
o muhteşem Roma zaferinden
sonra hedefler ve vites
yükseldi.Bize de ümit
verdiler.Biz de aynı
hedefleri ve beklentileri
paylaşmaya başladık Fener
ile.Bi defa hem içeride hem
de dışarıda çok yüksek bir
kaliteye sahipler.Tanjeviç
de oyuncularını tanımaya
başladı ve milli takımın
başında iken Avrupa
Şampiyonasında yaptığı büyük
hataları artık
yapmıyor.Mesela orda herkes
oynasın,geniş rotasyonlar
maçın sonunu getireyim diye
herkese belirli bir süre
biçiyor ve eli ne kadar
sıcak olursa olsun o
oyuncuyu o sürenin dışına
çıkarmıyordu.Tabii bu
şekilde maçın sonunu da
getiremiyordu.Fenerde ise bu
hatalardan ders aldığını
gösterir bir şekilde sıcak
oyuncuları yorulana kadar
oyunda tutmaya başladı.Ha
bazen o kadar çok oyunda
tutuyor ki bu sefer de
kenardaki buz gibi oyuncu
oyuna girdiği zaman ısınması
zaman aldığında hemen kenara
alıyor.Şu dengeleri sağlasa,Tanjeviç
Fener'i Final Four'a
taşıyarak milli takımda
nerdeyse bitme aşamasına
gelen prestijini tekrar geri
alabilir.Ancak bu;bundan
sonra milli takımda da
başarılı olacak anlamına
gelmemeli bence.Tanjeviç' in
yıldızlarla yıldızı
barışmıyor.Mehmet
Okur,Hidayet Türkoğlu ve
Serkan Erdoğan gibi
yıldızları onun için kadroya
almak istemiyor. Yani O
Fenerbahçe'ye devam etmeli
ve Milli takımı bırakmalı
bence.Zaten bu yoğun tempoyu
kaldıracak yaş sınırını da
çoktan aştı.
Efes'te tam işler iyi
giderken Nicholas ve Serkan'
nın sakatlığı 2 numara
rotasyonunda büyük bir
sıkıntı doğurdu.Keşke bu
pozisyonun bütün
özelliklerine sahip olan en
önemli oyuncusu Cenk Akyol'
u Galatasaray'a vermeseydik
diyorlardır bence.Wright ve
Penn son maçlarda oldukça
iyi oynayarak ve oynadıkça
da açılarak bu sıkıntıyı
Avrupada giderecekler ama
Beko basketbol liginde
yabancı sınırı dolayısıyla
ve de bu pozisyonda Türk
oyuncu olmamasından sıkıntı
çekecekler gibi gözüküyor.
Uleb Cup'ta da grubunda
namağlup birinci olan
Beşiktaş ile birlikte
Galatasaray ve Telekom
gruptan çıkmayı
garantilediler.Üç takımımız
da son sekize kalacak gibi
gözüküyor.Ne güzel şeyler
bunlar.Türk basketbolu
Avrupaya damgasını ve
yumruğunu vurdukça o kadar
seviniyoruz ki.. Benim bir
hayalim var.İspanya gibi
Türkiye' de Euroligde beş
takımla temsil edilsin.
Şimdi bu sene Uleb Cup' taki
takımlarımızdan biri finale
kalır ve şampiyon olursa,
direk Eurolig'e
alınacağından seneye
Euroligde üç takımla
mücadele edeceğiz.Yani bir
takımımız daha Avrupada üst
seviyeye ve gözönüne çıkacak
inşallah.Ha Uleb Cup' ta bir
takımımız finale kaldı ama
şampiyon olamadı
diyelim.Finalde de Juventut
Badalona ile oynadı diyelim.Badalona
İspanyada şu anda lider
durumda.Bu durumda direk
Eurolig'e katılacağından
finale kalan takımımız da
Eurolige alınacaktır,tıpkı
geçen sene Real Madrid'e
finalde kaybeden
Litvanya'nın Rytas takımının
alındığı gibi. Görülen o ki
Türk basketbolunun geleceği
çok parlak.Güzel şeyler
olacak inşallah. Bütün
takımlarımıza başarılar
diliyorum.
11.01.2008
|